Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/12497 E. 2013/2296 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12497
- Karar No
- 2013/2296
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.05.2012 gün ve 118/323 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.02.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, miras yolu ile intikal, taksim, takas ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 683 parselin davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, ileri sürülen hususların doğru olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu Taşağıl 683 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddine ilişkin ilk hüküm, davacının temyizi ile Dairemizin 28.06.2004 tarih 2004/4641 Esas ve 5159 Karar ... ilamıyla olayda tutanağın hükmen 17.10.1995 tarihinde kesinleştiği, temyiz incelemesine konu davanın 12.02.1996 tarihinde süresinde açıldığı, hak düşürücü sürenin geçmediği sebebiyle bozulmuş, bozma sonrası Mahkemenin davanın kısmen kabulüne, 683 parselin tapu kaydının iptali ile 44/48 payının davacı adına tesciline, fazla talebin reddi ile 4/48 payın davalı üzerinde bırakılmasına ilişkin hüküm ise davalı vekilinin kabule ilişkin bölümü temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2010 tarih 2010/2512 Esas 2010/5482 Karar ... ilamı ile tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, iddia ve savunmaya ilişkin tüm delillerin eksiksiz toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyulmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya içinde mevcut nüfus kayıtlarına göre; miras bırakan Abdulhamit’in 1944 yılında ölümü üzerine geride karısı Gülizar ile müşterek evlatları davacı ... ve dava dışı 1994 yılında evli ve çocuklu ölen İlhan Kaynar kalmış, davacının annesi 1969 yılında ölen Gülizar bilahare ...ile evlenmiş ve bu evlilikten de davalı ... dünyaya gelmiştir. Somut olayda davacı ..., uyuşmazlık konusu taşınmazın miras bırakanı-babası Abdulhamit’ten intikal ettiğini, taksim ve takasla zilyet olduğunu açıklayarak, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan keşifte dinlenen taraf tanıklarının beyanlarına göre uyuşmazlık konusu taşınmazın öncesinde davacının babası Abdulhamit’e ait olduğu hususu tartışmasızdır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek bozma ilamındaki açıklamalar da gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğuna, muris Abdülhamit'ten kalan taşınmazların taksim edildiği, dava konusu taşınmazın davacıya düştüğü, davacının taşınmazı 1970 yılından beri zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığına göre davacının iddiasını ispat ettiği, davalının ise tesbit tutanağında yazılı bulunan annesi Gülizar tarafından kendisine satıldığına yönelik savunmasını ispat edemediği, taksim neticesi Gülizar’a düşmediği belirlenen taşınmazın davalıya Gülizar tarafından da satılamayacağı da gözetildiğinde davalı vekilinin aşağıda yazılı husus dışındaki diğer tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Mahkemece önceki hükümde davacının davası kabul edilirken tapu kaydının 44/48 payının iptali ile davacı adına tesciline, fazla talebin reddine, 4/48 payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve bu hüküm kabul edilen kısım bakımından davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin reddedilen ve davalı üzerinde bırakılan 4/48 paya yönelik bir temyizi olmamıştır. Bozma üzerine davacı vekili 05.05.2011 tarihli dilekçesinde de önceki hükümde direnilmesini istemiştir. Son kararda ise Mahkemece taşınmazın tamamına ait tapu kaydı iptal edilerek davacı adına tescile karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine veya aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Mahkemece temyiz konusu yapılmayarak kesinleşen ve davalı lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğu anlaşılan 4/48 payla ilgili davanın reddine ve bu payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak taşınmazın tapu kaydının tamamının iptal edilerek davacı adına tescil edilmesi doğru olmamıştır. Hükmün 4/48 paya ilişkin bölümü yönünden bozulması gerekir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 4/48 paya ilişkin bölümü yönünden 6100 ... HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.