Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/7093 E. 2026/9294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/7093
- Karar No
- 2026/9294
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3533 E. 2026/96 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2025 tarihli ve 2025/356 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 30.01.2026 tarihli ve 2025/3533 Esas, 2026/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a, 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında sulh ceza hakimliğince verilen kararın usule aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının ve 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a-b madde ve fıkralarının uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde satıcılarının yakalanmasına yönelik 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca uygulanan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbiri kapsamında, sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde satma teklifinde bulunduğu ve gizli soruşturmacılara 1500 TL karşılığında ... ve 500 TL karşılığında sentetik ... maddesinin satışını yaptığı iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün gerekçesinde ve temel cezanın tayininde, sanığın, gizli soruşturmacılara, ... Aile Sağlığı Merkezine 200 metreden kısa bir mesafede toplamda 2.000 TL karşılığında ... ve sentetik ... maddesinin satışını yaptığı belirtilerek birden fazla nitelikli halin bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşıldığının belirtilmesine karşın, nitelikli halin uygulanması sırada 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b uygulama maddesinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı raporu, kimlik tespit ve teşhis tutanakları, kriminal rapor ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın gizli soruşturmacılara civardaki Aile Sağlığı Merkezine 200 metreden kısa bir mesafede, ... ve sentetik ... maddesinin satışını yaptığına dair kabulde, gizli soruşturmacıların görevlendirilmesinde ve delillerin elde edilmesinde, birden fazla nitelikli hal bulunması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde ve koşulları oluşmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda belirtilen maddi hata dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 30.01.2026 tarihli ve 2025/3533 Esas, 2026/96 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.