Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5715 E. 2026/9805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5715
- Karar No
- 2026/9805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4381 E., 2026/160 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2025 tarihli ve 2025/645 Esas, 2025/541 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 41.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 21.01.2026 tarihli ve 2025/4381 Esas, 2026/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ve kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde ihbar bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'a uyuşturucu sattığı ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve olay yerinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, suça konu uyuşturucuların üzerinde bulunduğu traktörün yer aldığı alana, ikametin konumu ile çevre duvarlarının yüksekliği nedeniyle dışarıdan üçüncü bir kişi tarafından uyuşturucu maddelerin bırakılmasının mümkün olmadığı, bu suretle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; ihbar içeriğiyle uyumlu şekilde Ford marka araç içerisinde yakalanan kullanıcı ...’ın araçtan attığı ve sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin aynı türden olması, aramada satışa hazır hâlde 11 paket uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, sanığın aramada bulunan uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu kabul etmesi, ...’ın tanık sıfatıyla alınan beyanında sanıktan olan alacağını tahsil etmek amacıyla sanığın ikametine geldiğini belirterek sanıkla buluştuğunu doğrulaması, sanığın da borcunu ödemek amacıyla ... ile buluştuğunu kabul etmesi, bu buluşmanın hemen ardından ihbar içeriğini doğrular biçimde ...’ın bir paket esrar ile yakalanması, yapılan tetkik uyarınca uyuşturucu madde kullanmadığı belirlenen sanığın suç tarihinden iki gün önce ... isimli kişiden 24.000 TL karşılığında aramada ele geçen 11 paket esrarı satın aldığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik bulunması ile uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 21.01.2026 tarihli ve 2025/4381 Esas, 2026/160 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.