Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/472 E. 2026/6035 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/472
Karar No
2026/6035
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2950 E., 2025/1934 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Reyhanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2025 tarihli ve 2025/10 Esas, 2025/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve 2025/2950 Esas, 2025/1934 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri Sanık hakkında hükmedilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesinin zorunlu olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu yönünde alınan istihbari bilgi üzerine gerçekleştirilen aramada, amfetamin içerikli tabletlerin ele geçirildiği anlaşılmakla, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama kararı, olay, arama ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tutanak tanıklarının beyanları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cinsi ve miktarı ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz istemlerinin istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararında, aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yerine, çevrilebileceğine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.10.2025 tarihli ve 2025/2950 Esas, 2025/1934 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünden, "hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak "hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi sureti ile Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Reyhanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/472, K. 2026/6035, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-472-e-2026-6035-k-9791e2de5252