Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1791 E. 2026/5561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1791
- Karar No
- 2026/5561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2792 Esas, 2025/2540 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2024/393 Esas, 2025/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 27.11.2025 tarihli ve 2025/2792 Esas, 2025/2540 Karar sayılı kararı ile; ''Hükmün ana dosya açısından 1-6. maddesinde yer alan "çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak, yerine "çevrileceğinin" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilmesine; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d. maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin Temyiz İstemi Yeterli ve somut delilin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hukuka aykırı toplandığına, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 139. kararının hukuka aykırı olduğuna, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 140. kararının bulunmadığına, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun188/4-a hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 14.10.2024 tarihinde sanığın gizli soruşturmacıların bulunduğu araca binerek sentetik ..., uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ... 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/6901 D.İş sayılı kararı, fiziki takip tutanağı, olay raporu, teslim tesellüm tutanağı, fotoğraflı teşhis tutanağı, kimlik tespit tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu madde ve uzmanlık raporu, keşif ve bilirkişi raporu, gizli soruşturmacının tanık sıfatıyla alınan ifadesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre cezai yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı gizli soruşturmacı görevlendirmesine ilişkin kararının hukuka uygun olduğu, bu karar kapsamında gizli soruşturmacılara görüntü ve ses kaydı alma yetkisinin de verildiği, güven alımı tutanakları incelendiğinde gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiğine dair bir hususa rastlanılmadığı, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 27.11.2025 tarihli ve 2025/2792 Esas, 2025/2540 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.
...