Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8861 E. 2026/9366 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8861
Karar No
2026/9366
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2202 Esas, 2025/1764 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2025/128 Esas, 2025/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 53... . maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası, 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/2202 Esas, 2025/1764 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, teşdit miktarının fazla olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerince sanığın taksiden inerek çantasını aldığı ve tedirgin davranışlarının olduğu, kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine çantayı atarak kaçmaya başladığının görüldüğü, kesintisiz takip sonucu sanığın yakalandığı, çantada esrar bulunduğu olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığa ait kişisel kullanım miktarı üzerindeki madde miktarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ve aramanın usulüne uygun olduğuna ilişkin takdirlerinde, dosya kapsamına uygun gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde ve sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/2202 Esas, 2025/1764 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Cezanın belirlenmesine ilişkin ilke ve kriterler TCK'nın 3. ve 61. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelerin sarahati, gerekçeleri ile kanunun tamamına hakim üç temel ilkeden (kusur ilkesi, hukuk devleti ilkesi, hümanizm ilkesi) müteşekkil felsefesine uygun bir cezanın belirlenmesi, hiç şüphesiz yargılama ile ulaşılmak istenen amaç bakımından en önemli aşamayı oluşturmaktadır. Kurulacak ceza hükmünün; bozulan kamu düzeni ve mağdurun ihlal edilen hakkı ile sanığın işlediği haksızlığın karşılığını görmesi ve fakat yeniden topluma kazandırılması zarureti arasında, adil ve hakkaniyete uygun bir dengenin (yeniden) tesis edilmesinin en etkili argümanı olması çağdaş yaptırım teorisinin temel amacıdır. Bu yönüyle hüküm kurmak, ruhu/içeriği itibarıyla hukukçu bilgeliği, üslubu ve gerekçesi itibarıyla da sanatçı hassasiyeti gerektiren bir yargılama işlemidir. Adalet Komisyonu Raporu'nda, "suç işleyen insanın yeniden sosyalleştirilmesi ve toplumsal sorumluluğa sahip bir birey durumuna getirilmesi" olarak ifade edilen hümanizm ilkesi, yargılamanın konusunun insan değil, tipe uyduğu iddia edilen kusurlu ve özgür iradeye dayanan insan davranışı olduğunu hatırlatır. Bunun doğrudan sonucu şudur: Demokratik hukuk devletinde sanık işlediği suç nedeniyle cezalandırılmalı, insan olması itibarıyla toplumsal onuru korunmalıdır. Yani hümanist doktrinin bânilerinden ...'in veciz ifadesiyle; insandaki suçlu cezalandırılırken, suçludaki insan yaşatılmalıdır. Hâkim, yargılamanın sonunda maddi vakıaya dair sorunu çözmüş, sanığın eyleminin hukuk karşısındaki konumunu tayin etmiş, bu cümleden olarak; suç teşkil ettiği neticesine ulaşmış ve suçun vasfını da tespit etmiş ise temel cezayı belirleme aşamasına ulaşmış olacaktır. TCK'da suçlar için çoğunlukla sabit cezalar öngörülmemiş, alt ve üst sınırlar gösterilerek bu sınırlar arasından hâkime temel cezayı belirleme yetkisi verilmiştir. Basamaklı ceza öngören suçlarda, iki sınır arasında cezayı belirleme konusundaki takdir yetkisi her somut olayın özelliğine göre kanunun genel amacı ve felsefesi gözetilerek TCK'nın 61. maddesinde sıralanan ölçütlere göre kullanılmalıdır (Mahmut Koca-... Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. Baskı, s. 530). Kanun vazıı, temel cezanın belirlenmesi hususunda hâkime, geniş bir takdir hakkı tanımıştır. Hâkim bu yetkisini, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki kriterlerini esas alarak kullanacaktır. Ancak normun öngördüğü bu kriterlerin genel geçer tekrarı ile yetinilemez. Bu kriterlerden somut olayla ilgili olan(lar), suçun yapısı ve özellikleri de gözetilerek belirlenmeli, olay ve sanığa özgülenerek olgusal temelleri de gösterilmelidir. Olay tarihinde emniyet güçlerince ... Mahallesi ... Sokak üzerinde plaka bilgisi tespit edilemeyen ticari taksiden sanığın indiği ve ticari taksinin bagaj kısmından 1 adet siyah renkli büyük çanta aldığının görülmesi üzerine sanığın yanına gidildiği, sanığın görevlileri fark ederek elinde bulunan çantayı yere atıp ... Mahallesi ... Sokak istikametine doğru kaçmaya başladığı, sanığın yere attığı fermuarı bozuk ağzı açık vaziyette bulunan siyah renkli çanta kontrol edildiğinde içerisinde toplam da daralı ağırlığı 3159 gram gelen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, ele geçen uyuşturucu maddeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen uzmanlık raporunda; maddelerin THC (Tetrahydrocannabinol) ihtiva eden esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçaları ihtiva ettiğinin belirtildiği, yapılan yargılama sonucu; TCK’nın 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu, ele geçen madde miktarı, suçun konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak eylemine uyan TCK’nın 188/3 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden alt hadden uzaklaşılarak 14 yıl hapis ve 5.000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ele geçen madde miktarı, dairemizin önceki içtihatları gözetildiğinde asgari hadden fazla uzaklaşıldığı, Sanık hakkında hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi gerekçesi ile dosyanın bozulmasına karar verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.29.06.2026

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/8861, K. 2026/9366, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-8861-e-2026-9366-k-0ac5277e2c70