Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2881 E. 2026/4843 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2881
Karar No
2026/4843
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1694 E., 2024/1346 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Trabzon 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2022/657 Esas, 2023/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2-3,f-5, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/1694 Esas, 2024/1346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak düzeltilerek, katılan mağdur ve vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün gerekçesinin yetersiz ve tutarsız olduğuna, delil yetersizliğine ilişkindir. 2. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirimin uygulanmasının hakkaniyetli olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın mağdureden ellerindeki market poşetlerini taşımaya yardım etme bahanesiyle mağdureyi kolundan tutup evin içine çekerek kapıyı kilitlediği ve sonrasında cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği, başka bir gün de sanığın arabasında bulunan mağdureyi ön koltuktan arka koltuğa geçirerek burada cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği, cinsel istismar eyleminden sonra yola devam ettikleri ve sonrasında sanığın mağdureyi bir kulübeye götürdüğü orada da cinsel istismar eylemini gerçekleştirmesinin ardından mağdurenin olay yerinden kaçarak sanığın arabasına bindiği ve sanığın mağdureyi evine bıraktığı iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin ''2016 yılı" yerine ''08.03.2017'' olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, henüz on beş yaşını doldurmamış mağdurenin, sanık tarafından farklı tarihlerde cinsel istismar eyleminin sınırlarını aşacak şekilde hürriyetinin kısıtladığına dair kabulde, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve mağdur vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/1694 Esas , 2024/1346 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2881, K. 2026/4843, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-2881-e-2026-4843-k-d87caad2b796