Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12463 E. 2026/4006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12463
- Karar No
- 2026/4006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2579 Esas, 2025/1613 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tarsus 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/553 Esas, 2025/351 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/2579 Esas, 2025/1613 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, usul hatalarının bulunduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerinin bir evin bahçesindeki kalabalık üzerine bahçeye girdiğinde, sanığın çalılıkların arasından geldiğini gördükleri, yapılan kontrolde çalılıkların arasında uyuşturucu maddelerin bulunduğu, akabinde sanığın evinde yapılan aramada, uyuşturucu kalıntılı karton parçası ile bir kısmı yırtık kullanılmış kilitli şeffaf poşetin bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı içeriği, sanık savunması, tanıkların beyanları, telefon inceleme tutanağı, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu, savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Suç tarihinde, çalılıkların arasında bulunan uyuşturucu maddenin kimin tarafından atıldığının tutanak tanıklarınca görülmemesi ve dosyadaki çelişkili tanık beyanları karşısında, aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada, sanığın ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2025/2579 Esas, 2025/1613 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2026 tarihinde karar verildi.
...