Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12373 E. 2026/4953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12373
- Karar No
- 2026/4953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/8519 E., 2025/4616 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziantep 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2025 tarihli ve 2025/166 Esas, 2025/238 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/8519 Esas, 2025/4616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, Ele geçen maddelerin sanığa ait olmadığına, sanığın etkin pişmanlıkta bulunarak uyuşturucu maddenin asıl sahiplerini ortaya çıkardığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın temyiz dışı sanıklarla husumetinin bulunmadığına, temyiz dışı sanık ...'ın Gaziantep 15. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada bu dava dosyasında yer alan suç tarihini de kapsayacak şekilde uyuşturucu madde sattığına dair suçlamayı kabul ettiğinden söz konusu dava dosyasının da getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil olmadığına yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde şüphe üzerine sanığın durdurulduğu, sanığın üstünde kullanım sınırı üzerinde uyuşturucu maddelerin ele geçmesi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak, 1. Ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında, sanığın cezasında orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Olay tutanağı, sanık savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın şüphe üzerine durdurulduğu ve üzerinde ele geçen kullanım sınırı üzerinde bulunan ... maddesini rızaen teslim ettiği olayda, ele geçen madde miktarının kullanım sınırı üzerinde yer alması nedeniyle sanığın üzerlerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; temyiz dışı sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri yapılan ve düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında "CGTİK'NIN 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden UYGULANMAMASINA" ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünnde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/8519 Esas, 2025/4616 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili B) bendinin 11. paragrafında yer alan "CGTİK'NIN 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden UYGULANMAMASINA" ibaresinin çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.