Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12331 E. 2026/9758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12331
- Karar No
- 2026/9758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3745 E., 2025/3935 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/75 Esas, 2025/43 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/3745 Esas, 2025/3935 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Vekalet ücretine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıkta ele geçen uyuşturucu maddeyi satacağına dair delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmadığına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında araç plakası da belirtilmek suretiyle sanıkların Konya ilinden ...'a uyuşturucu madde getirecekleri istihbari bilgisinin alınması üzerine usulüne uygun alınan karar uyarınca araçta, sanığın ikametinde ve sanığın iç beden muayenesine göre midesinde uyuşturucu madde bulunduğu, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 21.03.2025 tarihli kriminal rapor, tanık ifadeleri, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve miktarı ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine ilişkin olduğu görülerek temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliğine (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekâletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/3745 Esas, 2025/3935 Karar sayılı kararında, sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/3745 Esas, 2025/3935 Karar sayılı kararında sanık müdafinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.