Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12083 E. 2026/3557 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12083
- Karar No
- 2026/3557
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2625 Esas, 2025/1910 Karar SUÇ : Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2025 tarihli ve 2023/395 Esas, 2025/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62, 53, 58, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/2625 Esas, 2025/1910 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, ele geçirilen hassas terazi tarafına ait olmadığı gibi ticaret kastınında bulunmadığına, tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, farklı tarihlerde gerçekleştiği iddia edilen eylemler hakkında birleştirme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, iddianameye bağlılık kuralının ihlal edildiğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın ele geçirilen maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediğine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 08/10/2022 tarihinde kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulan sanık ...'nın yapılan kaba üst aramasında kasık bölgesinde kabarıklık olduğunun fark edilmesi üzerine suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda iki parça halinde kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesini teslim ettiği, 07.03.2023 tarihinde ... Mahallesi, ... Caddesi, No:81 sayılı adreste bulunan binanın asansör boşluğunda uyuşturucu madde bulunduğuna dair gelen ihbar üzerine kolluk görevlilerince bahse konu adrese gidildiğinde siyah poşet içerisinde atık su giderine sıkıştırılmış vaziyette kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesi ile hassas terazi ele geçirildiği, incelenen kamera kayıtları sonucunda ele geçirilen maddelerin sanık ... tarafından konulduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde şekilde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la getirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191.maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve "davanın düşmesi" seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın 08.10.20 22... .03.2023 tarihlerinde işlediği suçlar arasında hukuki kesintinin oluşmadığı ancak sanığın yakalanması, ifadesinin alınması, adli kontrol hükümlerinin uygulanması yahut tutuklanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğinden cihetle, 08.10.2022 tarihinde sanığa suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesini teslim ettiği, 07.03.2023 tarihinde ise sanığın ikamet etmekte olduğu binanın atık su giderine kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesi ile hassas terazi koyduğunun tespit edildiği olayda sanığın 08.10.2022 tarihinde yakalamasının yapılarak hakkında adli işlem yapılmasını müteakip 07.03.2023 tarihinde yeniden kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesi ve hassas terazi ile yakalanması nedeniyle sanığın 07.03.2023 tarihinde gerçekleşen eylemini ayrı bir suç işleme kararı altında işlediğinin kabulü ile her iki eylem yönünden ayrı ayrı ceza tayin edilmesi gerekirken tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, kimlik tespit tutanakları, olay tutanağı içerikleri, el koyma tutanağı, tartı tutanakları, kriminal raporları, kovuşturma aşamasında dinlenilen tanık beyanları ile sanığın aşamalarda ele geçirilen maddelerin tarafına ait olduğuna dair savunmaları, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve madde miktarlarının kişisel kullanım sınırı üzerinde olması, yine 07.03.2023 tarihinde gerçekleşen olayda hassas terazi ele geçirilmesi karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri nedenleri ve düzeltme konusu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, hükümde ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında ''koşullu salıverilmeden yararlandırılmamasına'' karar verilmesi hukuka aykırı görülmüşse de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/2625 Esas, 2025/1910 Karar sayılı kararının BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasınında bulunan "5275 sayılı Yasa'nın 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle ''koşullu salıverilmeden yararlandırılmamasına'' ibaresinin çıkartılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.
...