Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11520 E. 2026/4479 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11520
Karar No
2026/4479
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1762 Esas, 2025/1676 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Temyiz istemleri bir bütün halinde değerlendirilmekle, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönündeki tebliğname görüşüne katılmamakla , gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2025 tarihli ve 2025/84 Esas, 2025/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 58, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası, 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/1762 Esas, 2025/1676 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu, maddenin kullanım sınırında bulunduğu, delillerin usulüne aykırı olarak toplandığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerinin devriye gezdikleri esnada sanığın içindeki aracın durumundan şüphelenilerek yanına gidildiği, sanığın kolluk görevlilerinden kaçtığı akabinde yakalandığı, üzerinde bulunan paketler halindeki esrarı kolluk görevlilerine teslim ettiği olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın üzerinde geçen madde miktarı ve paketlenme şekli ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, temel cezanın belirlenmesinde, arttırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında, kendisinin veya bir başka suç ortağının suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde bir eylemi bulunmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yeni bir delilin bulunması halinde yargılamanın yenilenmesi yolu ile eksikliğin giderilebileceği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve 2025/1762 Esas, 2025/1676 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mardin 1 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11520, K. 2026/4479, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11520-e-2026-4479-k-5e2969c4a4fc