Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/4820 E. 2026/7556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4820
Karar No
2026/7556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1592 E., 2023/1502 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2023/187 Esas, 2023/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/1592 Esas, 2023/1502 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurularının adli para cezasına ilişkin kısmın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın 30.06.2022 tarihli üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmasına rağmen, dosya kapsamındaki eylemler yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği hâlde uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Mahkûmiyet hükmünün eksik inceleme ve hatalı delil değerlendirmesine dayandığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin alınan istihbari bilgiler doğrultusunda hakkında iletişimin tespiti ve dinlenmesi tedbirine başvurulduğu, kullanıcı tanık ... ile buluşacağının anlaşılması üzerine fiziki takip yapıldığı, uyuşturucu madde alışverişinin kolluk görevlilerince gözlemlendiği, kullanıcı tanığın üst aramasında ... içerikli uyuşturucu madde ile uyuşturucu madde kalıntısı bulunan paypın ele geçirildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği anlaşılmakla; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay, arama ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddenin cinsi, kullanıcı tanığın beyanları, tutanak tanıklarının beyanları ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulünün ve hukuka uygun olarak elde edilip tartışılan delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanığın kullanıcı tanık Mücahit'e uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde her türlü şüpheden uzak somut delile dayalı tespitin yapılamadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3.maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci kez mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2023 tarihli ve 2023/1592 Esas, 2023/1502 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2.maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303.maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "İNFAZ SIRASINDA SANIK HAKKINDA KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA," ibaresinin çıkartılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/4820, K. 2026/7556, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-4820-e-2026-7556-k-9bbbb784a709