Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/8484 E. 2026/10860 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/8484
Karar No
2026/10860
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2327 E., 2026/678 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "suçun sübutuna, ilk derece mahkemesinin yeterli inceleme yapmadan hüküm kurduğuna, arama kararının hukuka aykırı olduğuna, arama sonucu ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporunun suçun sübutu için yetersiz olduğuna, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından "5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" cümlesinin çıkarılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/8484, K. 2026/10860, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-8484-e-2026-10860-k-0cc5b8504d90