Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/25253 E. 2025/3270 K. – Mühürde Sahtecil
Konu: Mühürde Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/25253
- Karar No
- 2025/3270
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühürde Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/632 E., 2024/328 K. SUÇ : Mühürde sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık ... müdafi, sanık ... müdafii, katılan Ticaret Bakanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarih ve 2015/242 Esas, 2016/352 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/2899 Esas, 2022/16057 Karar sayılı kararı ile; "...Suça konu mühürlerin sahteliği ve iğfal kabiliyetine sahip olup olmadığı ile ilgili olarak mühürleri üreten T.C. Başkanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü'nden rapor alınıp sonucuna göre aldatma kabiliyetine haiz olup olmadıkları, mahkemece tespit edilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken Kriminal Polis Laboratuvarından alınan uzmanlık raporu ile yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli ve 2022/632 Esas, 2024/328 Karar sayılı ilamı ile; sanık ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 202/2, 62, 53, 54 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 202/2, 62, 51, 54 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tayin edilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; suçun işleniş şekli ve ağırlığı dikkate alınmadan az cezaya hükmedildiğine, cezanın erteleme şartlarının oluşmadığına, suç konusu eşyanın müsaderesine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen gözönüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın suça iştiraki bulunmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde yardım eden konumunda bulunması gerektiğine, mühürlerin aldatma kabiliyeti olmadığına, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın işyerinde ele geçirilen suça konu mühürlerin sanığa ait olmadığına, sanığın bunları kullandığına dair delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde erteleme hükmünün uygulanması gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...' un olay tarihinde işyerinde yapılan aramada ele geçen suça konu sahte üretilmiş, aldatma kabiliyetini haiz mühürleri işyerinde bulundurmak ve diğer sanık ...' in bir süreliğine kendisine teslim edilen bu sahte mühürleri sanık ...' un işyerine getirip bırakmak suretiyle mühürde sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, arama ve elkoyma tutanağı, uzmanlık raporları, Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü'nden alınan 27.10.2023 tarihli uzmanlar kurulu raporu, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair kabulde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle sanık ... hakkında lehe hükümlerin uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar hakkındaki yargılama konusu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-d maddesi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve belirtilen zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Katılan ... ve Ticaret Bakanlığının, yargılamada avukatla temsil edildiği gözetilerek mühürde sahtecilik suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ile birlikte katılan vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüşse ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli ve 2022/632 Esas, 2024/328 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafından önce gelmek üzere; “katılan Ticaret Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınıp katılana verilmesine...” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.