Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24057 E. 2026/2648 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/24057
- Karar No
- 2026/2648
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/16 E., 2024/483 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk Derece Mahkemesi Kararı Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2023 tarih ve 2023/635 Esas, 2023/731 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.02.2024 tarih ve 2024/16 Esas, 2024/483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) ek 9/5 ve 97/1. maddeleri delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, Söke Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak kalan ve COVID-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan sanığın izne ayrıldıktan sonra kuruma teslim olması gereken zamanda teslim olmayarak firar ettiği iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... Basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; dava dosyasının, "Basit yargılama usulü" yönünden değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Ceza Dairesinin 28.02.2024 tarih ve 2024/16 Esas, 2024/483 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.