Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/20840 E. 2025/4172 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/20840
- Karar No
- 2025/4172
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/1017 E., 2012/344 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Ek karar ile mahkûmiyet hükmünün tekerrüre ilişkin parağrafın değiştirilmesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması .......... (Kapatılan) ........ Sulh Ceza Mahkemesinin, 10.04.2012 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 62/1, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, temyiz edilmeksizin 25.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlünün tekerrüre esas alınan ilam yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin talebinin kabulü ile ....(.....) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ek kararı ile Mahkemesinin 10.04.2012 tarihli kararının (5) nolu hükmünün, "sanık hakkındaki cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2022/30123 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57032 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57032 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2012 tarihli ve 2011/1-452 Esas, 2012/57 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer alan tekerrürün, hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığının ve kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulanacağının kararda gösterilmesi zorunlu olup, bu konuda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve devamı maddeleri uyarınca infaz aşamasında karar alınmasına yasal olanak bulunmadığından belirtilen hususun hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve bu nedenle kararın kesinleşmesinden sonra, infaz aşamasında hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar alınmasında isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE ...... (......) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 10.04.2012 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 62/1, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 25.03.2013 kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile dosyadan el çektiği anlaşılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi; "a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir. " şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan, Balıkesir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ek kararı hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında belirtilen karara ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.