Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/16477 E. 2026/3121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16477
- Karar No
- 2026/3121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/334 Esas, 2024/360 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 09.01.2023, 23.01.2023, 04.04.2023 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 27. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/235 Esas, 2023/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 52, 53, 54, 63... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2024/334 Esas, 2024/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olayda, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine yönelik usulüne uygun olarak alınan gizli soruşturmacı kararına istinaden sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlilerine 09.01.20 23... .01.2023 tarihlerinde uyuşturucu madde satışı yaptığı ayrıca 04.04.2023 tarihinde ikametinde yapılan aramada çeşitlilik arz eden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dairemizce sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, dosya ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, 09.01.2023, 23.01.2023, 04.04.2023 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemlerinden dolayı 13.09.2023 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı, ayrıca sanık hakkında 01.11.2022, 06.11.20 22... .11.2022 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemlerinden dolayı 27.04.2023, 17.12.20 23... .02.2023 tarihli iddianameler ile dava açılarak ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2025 tarih ve 2023/89 Esas, 2025/1 Karar sayılı kararı ile sanığın 06.11.2022 tarihli eylemi nedeniyle beraatine, 08.11.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak kabul edilerek düşme kararı verilmesine ve 01.11.20222 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün kesinleşmediği, bahsi geçen suç tarihleri ile temyize konu suç arasında hukuki kesinti yok ise de, sanığın 01.11.2022 tarihli eylemi nedeniyle 02.11.2022 tarihinde yakalanarak ifadesinin alındığı ve hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı dolayısıyla hukuki ve fiili kesinti gerçekleştiği, sanığın fiili kesinti gerçekleştikten sonraki eyleminin ayrı bir suç işleme kararı ile işlendiği ve bu nedenle temyize konu eylemin müstakil suç olarak kabul edilip ayrı yargılamaya konu edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya göre, sanık tevilli ikrar içerikli savunmaları, dava dosyasında bulunan gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin sulh ceza hakimliği kararı, güven alımına ilişkin rapor, adres, kimlik tespit ve teşhis tutanakları, ikamet arama tutanağı, sanığın ikametinden ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, gizli soruşturmacı kolluk görevlilerinin tanık sıfatı ile alınan beyanları, fiziki takip tutanakları, keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlilerine uyuşturucu madde satmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2024/334 Esas, 2024/360 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. Sanık hakkında ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2025 tarih ve 2023/89 Esas, 2025/1 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurulan 01.11.2022 tarihli eylemde sanık ...'ın kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulduğu ve üzerinden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurduğu, sanığın inceleme konusu bu dosyada ise 09.01.2023, 23.01.2023 tarihlerinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde satmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 01.11.2022 tarihli eyleminine ilişkin 02.11.2022 tarihinde adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da 09.01.20 23... .01.2023 tarihli eylemlerini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 03.03.2026