Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/1157 E. 2024/8338 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1157
Karar No
2024/8338
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2821 E., 2022/4013 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.02.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının a bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27/10/2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; delil bulunmadığına, delillerin hukuka uygun elde edilmediğine, teknik araçlarla izleme kararının olmadığına, gizli soruşturmacının beyanının tek başına delil olamayacağına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.Dava konusu olay; başlatılan operasyon kapsamında gizli soruşturmacı kararı alındığı, gizli soruşturmacıların mahallinde gezdiği sırada sanığın yaklaşarak uyuşturucu madde satmayı teklif ettiği ve gizli soruşturmacıya 50 TL karşılığında bonzai uyuşturucu maddesini verdiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyası kapsamında, sanık savunmaları, fotoğraf teşhis tutanakları, gizli soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporlar, arama tutanakları, tanık beyanları ve Kriminal Laboratuvarının raporu mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın içinde kannabinoid etken maddesi olan, bonzai tabir edilen uyuşturucu maddeyi getirerek gizli soruşturmacıya verdiği ve karşılığında 50 TL parayı aldığı, sanığın ikrarı ve celse arasında ifadelerine başvurulan gizli soruşturmacıların beyanları ile alışverişin gerçekleştiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği, suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi olduğundan "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinin anlaşıldığı, delillerin hukuka uygun elde edildiği, İlk derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; tanık beyanları, uzmanlık raporları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık müdafiinin delil bulunmadığına, delillerin hukuka uygun elde edilmediğine, teknik araçlarla izleme kararının olmadığına, gizli soruşturmacının beyanının tek başına delil olamayacağına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/2821 Esas, 2022/4013 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/1157, K. 2024/8338, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-1157-e-2024-8338-k-5ca9b9460443