Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/722 E. 2024/9628 K. – Kişiyi Hürriyetind
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/722
- Karar No
- 2024/9628
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/359 E., 2021/439 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : MahkûmiyetĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli kararı ile; "...Ceza Adalet Sistememizde uzlaştırma kurumunu düzenleyen CMK.nın 253. ve 254 maddeleri 24.11.2016 tarih 6763 sayılı Kanun'la ve son olarak 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'la önemli değişikliklere uğramıştır. 2 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'la, 253. maddenin başlığı 'uzlaştırma' olarak değiştirilmiş; uzlaştırma kapsamındaki suçlara bazı suçlar da ilave edilmiş; mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Öte yandan, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilmeyeceğine ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Aynı Kanunla, kovuşturma evresinde uzlaştırma usulüne ilişkin olarak da CMK.nın 254/1. maddesinde değişiklik yapılarak, kovuşturma evresinde uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesinin davayı görmekte olan mahkeme tarafından yerine getirmeyerek; kovuşturma dosyasının, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usüle göre yerine getirmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi usulü benimsenmiştir. 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle CMK.nın 253/3 maddesine 'birlikte' ibaresinden sonra gelmek üzere 'aynı mağdura karşı' ibaresi eklenmiştir. Böylelikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte 'yalnızca aynı mağdura karşı işlenmiş olması durumu' uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel olarak kabul edilerek, uzlaştırma kurumunun uygulama alanı genişletilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında denetim süresi içinde sanığın kasten bir suç işlediği ve bu sebeple CMK.nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanması gerektiğine dair ihbara gerekçe olarak gösterilen TCK.nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun belirtilen yeni düzenlemelere göre uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle TCK.nın 2. ve 7. maddeleri gözetilerek bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2020 tarihli ve 2020/225 Esas ve 2020/235 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6. Ancak sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci maddesi delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; mağdur ...'in arkadaşı Anastasia ile araç içinde oturdukları sırada sanığın, aracın yanına gelip mağduru araç içinde yumrukladığı, Anastasia'nın araçtan inerek arkada bulunan sanığa ait araca bindiği, sanığın da mağdura ait aracın direksiyonuna geçtiği ve mağduru Gölbaşı istikametine doğru götürdüğü, darp ederek hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur beyanları, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, ifadeli canlı teşhis tutanağı, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin, kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/359 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.