Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/705 E. 2024/8614 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/705
Karar No
2024/8614
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2071 E. 2022/2450 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama, 5464 sayılı Kanun'un 37/2 maddesine muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 1.İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında, ilk derece mahkemesince, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., suçundan verilen 4 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., suçundan verilen 5 yıl hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair kararlara yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığı, 2. "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığı belirtilmiş ise de; 5464 sayılı Kanun'un 37/2 maddesine muhalefet suçundan verilen 1 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair karara yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararına yönelik katılan banka vekilinin temyiz talebinin suç vasfına yönelik olduğu, Bu bağlamda; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince, 5464 sayılı Kanun'un 37/2 maddesine muhalefet ve sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların , 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı , Hususları yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 23.11.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma ve zincirleme şekilde sahte oluşturulan kredi kartlarını kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlama suçlarından, ayrı ayrı mağdur sayısınca 4 kez cezalandırılması talep olunmuştur. 2.İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/930 Esas ve 2021/1084 Karar sayılı kararı ile sanığın, Sedar Utanç'a yönelik eyleminden dolayı, 5464 sayılı Kanun'un 37/2 maddesine muhalefet suçundan 1yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... ve ...'a yönelik eylemlerinden dolayı, zincirleme şekilde sahte oluşturulan kredi kartlarını kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlama suçundan, 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ... ...'a yönelik eyleminden dolayı da yine zincirleme şekilde sahte oluşturulan kredi kartlarını kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlama suçundan, 5yıl 5 ay hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.İlgili kararın sanık müdafii ve katılan banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2021/2071 Esas, 2022/2450 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Atılı suçların yasal unsurları oluşmamasına ve sanığın suç kastı ile hareket etmediği sabit olmasına rağmen, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2.Aksi kanaat halinde ise; sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. B.Katılan Banka Vekilinin Temyiz Sebepleri 1.Sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 204 gereği resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verilmesi gerektiğine, 2.Verilen ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı olduğuna, 3.Sanığın, ...'a yönelik eylemi nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 245/2. ve 245/3. maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine, 4.Hükmün 4. bendinde yer alan maddi hatanın düzeltilmesine, 5.El konulan ve bankaya iade edilmesi gereken para ve mal değerleri hakkında karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanığın, ele geçirdiği, bir kısım şahıslara ait kimlik fotokopileri ile katılan bankaya, farklı tarihlerde başvurarak kredi kartı talebinde bulunduğu, taleplerin bir kısmının kabulü üzerine sahte kredi kartlarının tahsis edildiği ve akabinde sanığın bu kartları kullanarak nakit avans çekimleri yaptığı iddiasına ilişkindir 2.Suçtan zarar gören ... adına Yapı Kredi bankasına yapılan kart başvurusu üzerine, 08/02/2012 tarihli sözleşme imzalanarak, 4506 **** **** 3321 numaralı kredi kartının tahsis edildiğine, kartın 14.02.2012'de şahsın adına teslim edildiğine ve bu kart ile 15.02.2012 ve 16.02.2012 tarihlerinde ATM'den, iki defa 1.500 TL nakit avans çekimi yapıldığına dair banka yazı cevapları ve hesap özeti dökümleri dosyada mevcuttur. 3.Suçtan zarar gören ... adına Yapı Kredi bankasına yapılan kart başvurusu üzerine, 09.02.2012 tarihli sözleşme imzalanarak, 5400 **** **** 7601 numaralı kredi kartının tahsis edildiğine, katın 15.02.2012'de şahsın adına teslim edildiğine ve bu kart ile ATM'den, 15.02.2012 tarihinde 1.500 TL, 17.02.2012 tarihinde 1.500 TL, 18.02.2012 tarihinde 1.400 TL nakit avans çekimi yapıldığına dair banka yazı cevapları ve hesap özeti dökümleri dosyada mevcuttur. 4.Suçtan zarar gören ... adına Yapı Kredi bankasına yapılan kart başvurusu üzerine, 12.03.2013 tarihli sözleşme imzalanarak, 4506 **** **** 6084 numaralı kredi kartının tahsis edildiğine ve bu kart ile ATM'den, 21.03.2013 tarihinde 1.500 TL, 22.03.2013 tarihinde 1.450 TL ve 40,00 TL nakit avans çekimi yapıldığına dair banka yazı cevapları ve hesap özeti dökümleri dosyada mevcuttur. 5.Suçtan zarar gören ... adına Yapı Kredi bankasına yapılan kart başvurusu üzerine, 12.03.2013 tarihli sözleşme imzalandığına, ancak başvurunun sahte olduğunun anlaşılması üzerine kart tahsisi yapılmadığına dair banka yazı cevapları dosyada mevcuttur. 6.... adına tahsis edilen kartın aktivasyon işleminin 14.02.2012'de 0536 *** *** 07 numaralı hat ile yapıldığı, hattın açık sahte hatlardan olduğu, ayrıca irtibat numarası olarak bildirilen telefon numaralarının da sahte olduğu ve olay tarihinde kullanılmadıkları Türk Telekom ve GSM operatörleri ile yapılan yazışmalar neticesinde belirlenmiştir. 7.... adına tahsis edilen kartın aktivasyon işleminin 15.02.2012'de 0533 *** ** 05 numaralı hat ile yapıldığı, hattın sanığın eşi adına kayıtlı olup, sanık tarafından kullanıldığı GSM operatörleri ile yapılan yazışmalar ve hat sahibi A.K ifadesi neticesinde belirlenmiştir. 8.25.03.2014 tarihli, grafoloji uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile ..., ..., ... ve ... adına imzalanan kredi kartları üyelik sözleşmeleri ve teslimat belgelerindeki yazı ve imzaları, ilgili şahısların el ürünü olmadıkları tespit edilmiştir. 9.16.07.2019 tarihli, Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile de yine ..., ..., ... ve ... adına imzalanan kredi kartları üyelik sözleşmeleri ve teslimat belgelerindeki yazı ve imzaları, ilgili şahısların el ürünü olmadıkları belirlenmiştir. 10.02.01.2020 tarihli, Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile ..., ..., ... ve ... adına imzalanan kredi kartları üyelik sözleşmelerindeki yazıların sanığın el ürünü oldukları belirlenmiştir. 11.30.09.2020 tarihli, Adli Bilişim Uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile ... adına tahsis edilen kredi kartının aktivasyon işlemi için yapılan görüşmedeki sesin sanığa ait olduğu belirlenmiştir. 12.Suça konu kartlar ile yapılan harcamalara ait görüntü kayıtlarının mevcut olmadığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın, suçtan zarar görenler ..., ... ..., ..., ...'a ait kimlik fotokopilerini bir şekilde ele geçirerek, farklı tarihlerde katılan ...'ye başvurmak suretiyle, ... adına 4506 **** **** 3321, ... adına, 5400 **** **** 7601 ve ... adına 4506 **** **** 6084 numaralı kredi kartlarının sahte olarak tahsis edilmesini sağladığı, akabinde teslim aldığı bu kartlar ile farklı tarihlerde bir çok harcama yaptığı, ayrıca ... adına da aynı bankadan kredi kartı talebinde bulunduğu, bu nedenle 12.03.2013 tarihli sözleşme imzalandığı ancak başvurunun sahte olduğunun banka tarafından fark edilmesi üzerine kart tahsisi yapılmadığı iddialarına dayanan olayda; A.Sanık Müdafinin Sübuta İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Dosyadaki olgular itibari ile mevcut bilirkişi raporları doğrultusunda, suça konu sahte kredi kartlarına ait kredi kartları üyelik sözleşmeleri ve teslimat belgelerindeki yazı ve imzaların, ilgili şahısların el ürünü olmadıklarının, sanığın el ürünü olduklarının ve ... adına tahsis edilen kredi kartının aktivasyon işlemi için yapılan görüşmedeki ses kaydının sanığa ait olduğunu tespit edilmesi, yine ... adına tahsis edilen kartın aktivasyon işleminin 15.02.2012'de, sanığın eşi adına kayıtlı olup, sanık tarafından kullanıldığı belirlenen 0533 *** *** 05 numaralı hat ile yapıldığının tespit edilmesi karşısında, mahkemenin sübuta ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B.Sanık Müdafinin Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Ve Takdiri İndirim Hükmünün Uygulanması Gerektiğine İlişkin 5237 sayılı Kanun'un 245/5 maddesinde açıkça belirtildiği üzere, sanığın üzerine atılı suçlar için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkemenin kararında bu yönde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca herhangi bir pişmanlığı bulunmayan ve benzer suçtan dava dosyaları bulunan sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Katılan Banka Vekilinin Suçların Vasfına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmüm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği gibi temyiz denetimi de hükme konu eylemler ile sınırlı olarak yapılacaktır. Bu bağlamda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 23.11.2020 tarihli iddianamesindeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış dava bulunmadığı ve katılan banka vekilinin bu suç yönünden zamanaşımı süresince şikayet hakkının bulunduğu anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçu temyiz denetime konu edilmemiştir. Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin 3. fıkrasında düzenlenerek, birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, bankalara ait kredi kartlarının elde edilen kimlik bilgileriyle suça konu sahte kartları üretip yarar sağlanması halinde suçtan zarar gören ilgili bankalar olup, kartları üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245/2. maddesi ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması halinde 43. maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245/3. maddesi ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 37/2. maddesinde yer alan “kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler” şeklindeki düzenleme karşısında, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmemesi durumunda atılı suç oluşacak ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.01.2020 gün ve 2016/8-420 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere " Türk Ceza Kanun'un 245. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan sahte kredi kartı üretme suçunun, 5464 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kredi kartı sözleşemesindeki sahtecilik suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, Hususları dikkate alınarak somut olay incelendiğinde; Yapı Kredi Bakasına ait suça konu birden fazla sahte kartın üretilmesini sağlayan ve bu kartları kullanarak menfaat elde eden sanığın, eylemlerinden ötürü, 5237 sayılı Kanun'un 245/2, 43 ve 245/3, 43 maddeleri gereğince sadece bir defa ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği, suçun işleniş şekli ve kart sayısının fazlalığı durumunun, 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 maddeleri gereği ... hapis cezasının belirlenmesinde dikkate alınabileceği, sanık tarafından sahte belgeler ile ... adına yapılan başvuru üzerine kredi kartı sözleşmesinin imzalanmasından sonra kart tahsis edilmeden durum fark edilmiş ise de; bu eylemin sanık hakkında hükmolunan zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçunun içinde kaldığı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında birden fazla sahte oluşturulan kredi kartlarını zincirleme şekilde kullanmak suretiyle kendisine yarar sağlama ve ayrıca 5464 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık Hakkında Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin, Ön inceleme bölümünün 1 numaralı bendinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanık müdafii ve katılan banka vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Hakkında 5464 sayılı Kanuna Muhalefet ve Sahte Oluşturulan veya Üzerinde Sahtecilik Yapılan Bir Banka veya Kredi Kartını Kullanmak Suretiyle Kendisine veya Başkasına Yarar Sağlama Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan banka vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2021/2071 Esas, 2022/2450 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/705, K. 2024/8614, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-705-e-2024-8614-k-4581d5361f5a