Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/554 E. 2024/7805 K. – Suç Üstlenme
Konu: Suç Üstlenme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/554
- Karar No
- 2024/7805
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Üstlenme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/21 E. 2019/100 K. SUÇ : Suç üstlenme KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2013 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası; Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2012 tarihli iddianamesi ile suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 270 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davaların birleştirilmesi ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 17.05.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen beraat kararının Cumhuriyet savcısının istinaf talebinde bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli kararı ile hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 2021/27997 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165546 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165546 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/03/2020 tarihli ve 2020/1007 Esas, 2020/85 Karar sayılı ilamında "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yargılamanın yenilenmesinin mümkün olamayacağı, Diğer yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı silah ticareti suçundan beraatine ilişkin İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli ve 2013/21 esas, 2019/100 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03/03/2021 tarihli ve 2021/4131 esas, 2021/438 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın suç üstlenme suçuna konu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilen, hakkında silah kaçakçılığı yapmaktan mahkumiyet hükmü kurulan diğer sanık ... Belik'e telefonunu kullandırtması yine ... Belik'e ait silahı satmak için telefon konuşmaları yapması şeklindeki eylemlerinin bir bütün olarak silah ticareti suçunu oluşturduğu gözetilmeden hukuki nitelendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde suç üstlenme suçundan mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2013 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası; Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2012 tarihli iddianamesi ile suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davaların birleştirilmesi ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 17.05.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen beraat kararının Cumhuriyet savcısının istinaf talebinde bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli kararı ile hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir. 2. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2013 tarihli, 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzenlenen iddianamede, hükümlü ...'nin, ... B. isimli şahıs ile birlikte silah ticareti yaptığı şüphesine ilişkin olarak hükümlü hakkında iletişimin dinlenmesi tedbirinin uygulandığı, bu kapsamda 31.07.2012 tarihinde ... B.'nin elinde bulunan ruhsatsız silahı nikelaj yaptırarak satacağı bilgisinin edinildiği, silah kaplama işini yapan ... isimli bir şahsın yanına Esenyurt ilçesine hükümlü ile birlikte silahı götürmek üzere yola çıktıkları, kolluk ekipleri tarafından yakalandıklarında bir adet silahın ele geçirildiğinin belirtildiği, hükümlü hakkında Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2012 tarihli suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzenlenen iddianamede ise, yol uygulamasında şüphe üzerine durdurulan araç içerisinde bulunan hükümlünün üzerinden ele geçen ruhsatsız 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, hükümlünün polis merkezine intikalinden sonra söz konusu bu silahın araç içerisinde bulunan diğer şahıs ... B.'ye ait olduğu, hükümlünün ... B.'yi korumak gayesiyle silahın kendisine ait olduğunu söylediğinden bahisle hükümlü hakkında atılı suçtan dava açıldığı belirlenmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un "Suç üstlenme" başlıklı 270 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; aynı olay nedeniyle birleşen soruşturma dosyalarında hükümlü hakkında hem 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca silah ticareti suçundan hem de suç üstlenme suçundan açılan davalar neticesinde, suç üstlenme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesi, silah ticareti suçundan verilen beraat kararının ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükümlü hakkında silah kaçakçılığı yapmaktan mahkumiyet hükmü kurulan ... B.'ye davaya konu her üç olayda bu suç ile ilgili olduğunu bilerek ve süreklilik arz eder şekilde telefonunu kullandırması, 31.07.2012 tarihinde ...’a ait olduğuna hükmedilen silahın hükümlünün üzerinde ele geçirilmesi, hükümlünün bu olayda gözleri görmeyen ...’ın silahı nakletmesine aracı kullanmak sureti ile de iştirak etmesi ve yasal olarak tespit edilen telefon görüşmelerindeki konuşmaları birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyeti gerektiğinden bozulmasına karar verildiği, kararın bozulmasının akabinde dosyanın İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/248 Esas nolu sırasına kaydedildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan kontrolde davanın halen derdest olduğu ve karara bağlanmadığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin, bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN bu aşamada oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.