Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5163 E. 2024/1806 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5163
Karar No
2024/1806
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1166 E. 2023/1564 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bozma üzerine, sanıklar hakkında atılı suçtan verilen hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli kararı sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, ... hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir. 3. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli kararının sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli kararının katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile sanık ... hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi; sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 11.09.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında bozmaya uyularak mahkumiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğuna, aleyhe delil bulunmadığına, çelişkili beyanlara dayanılarak hüküm kurulduğuna, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği ise, sanıklar ...ve ... hakkında kurulan beraat kararlarının bozularak sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanıklar İlhan ... (1963 d.lu) ve N...ın azmettirmesi üzerine sanıklar ... ve ... ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... (1990 d.lu), ....ve ...'in, sanık ... ...'ın (1990 d.lu) eski nişanlısı olan katılan ...'ı, arkadaşı olan tanık A.S.Y. ile birlikte yolda yürüdüğü sırada araçla yanına yaklaşarak temyiz dışı sanık ..'ın katılanı zorla araca bindirdikleri, sanık ...'un (1990 d.lu) dayısı olan sanık ...'in Adapazarı'ndaki evine götürdükleri, daha sonra sanık ...'un (1990 d.lu) ablası olan sanık ... ile eniştesi olan ...'in gelerek katılanı evlenmeye ikna etmeye çalıştıkları, kabul etmemesi üzerine katılanın aile dostları olan tanık K.A.'yı arayarak Adapazarı'na çağırdıkları, tanık K.A. ile birlikte Adapazarı'na giden tanık A.S.'ye katılanı teslim ettikleri iddiasına ilişkindir. 2.Görevlilerce düzenlenen 14.10.2012 tarihli adli muayene raporunda, katılanın sağ ön kolunda kızarıklık olduğu, 29.01.2016 tarihli adli muayene raporunda ise, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir. 3.Katılan ... aşamalarda istikrarlı ve değişmez anlatımlarda bulunmuştur. 4.Yeminli tanık K.A. anlatımlarında özetle, katılanın babasının telefonla arayarak kızının kaçırıldığını, eski dünürü olan ...'dan (1963 d.lu) şüphelendiğini söylesi üzerine sanık ...'u (1963 d.lu ) aradığını, muhtar A.S.'yi alarak Adapazarı'na gittiğini, birkaç kişinin gelerek şikayetçi olmazlarsa kızı vereceklerini, yoksa öldürürüz dediklerini, şikayetçi olmayacaklarını söylemesi üzerine katılanı teslim ettiklerini, perişan halde gözüken katılanı alarak babasına teslim ettiklerini beyan etmiştir. 5. Yeminli tanık A.S.Y. anlatımlarında özetle, katılanla yürüdükleri sırada bir aracın yaklaşarak içinden inen bir erkek şahsın kendisine vurarak katılanı zorla araca bindirdiğini beyan etmiştir. 6. Temyiz dışı sanık ... mahkemede katılanın araca rızasıyla bindiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanlarında, akrabaları olan ... ve ... ile araçta bulunduğu sırada eski nişanlısı olan müştekiyi gördüğünü, konuşmak için araca binmesini söylediğini, konuşma teklifini kabul etmeyen müştekiyi ısrarla araca bindirdiğini ve Adapazarı'na gittiklerini, kendisiyle evlenmeye ikna edemeyince müştekiyi K.A ve A.S. aracılığıyla İstanbul'a gönderdiklerini beyan etmiştir. 7. Yeminli tanık ... anlatımlarında özetle, kızının sabah 09.00 civarında kaçırıldıktan sonra kendisini telefonla aradığını, bırakmaları için bağırdığını duyduğunu, daha sonra telefonun kapandığını, kolluğa giderek şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. ...'in 14.10.2012 tarihinde saat 10.14'te Paşabahçe Polis Merkezi Amirliği'ne giderek kızının kaçırıldığına dair şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. A-İlk derece Mahkemesinin kabulü Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, katılana yönelik atılı suçtan mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil elde edilememiş olup, atılı suçu işledikleri hususunun sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine; sanık ...'ın ise temyiz dışı sanıklar ile fikir ve iştirak birliği içerisinde cebir ve şiddet kullanmak suretiyle alıkoyma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B-Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında eylemlere katıldığı yönünde delil bulunmadığından atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise, sanıklar ... ve ...'in, katılanın cebir kullanılarak araca zorla bindirilip Adapazarı'na götürülmesi eylemine bizzat araçta bulunarak, sanık ...'in ise, kaçırılmasından sonra evini diğer sanıklara açarak katılanın bir süre evinde tutulmasını sağlayarak eyleme iştirak ettikleri gerekçesiyle ilk derece mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE 1.Sanıklar ..... ve ....hakkında kurulan beraat hükümlerinin Dairemizin 21.03.2023 tarihli ilamıyla onandığı anlaşıldığından, katılan vekilinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3.Katılan vekilinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek sadece vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede, haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ... (1963 d.lu), ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan (3) numaralı nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.09.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 20.400,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin haklarında mahkumiyet kararı verilensanıklardan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/5163, K. 2024/1806, T. 27.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-5163-e-2024-1806-k-3def8e4721df