Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4741 E. 2025/2242 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4741
Karar No
2025/2242
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/539 E., 2022/540 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ve 2018/420 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararı ile hükümlü ...'un 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4 kez 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükümlü ...’ın ise 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/904 Esas, 2020/1359 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği belirlenmiştir. Hükümlü ... yönünden verilen karara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/A maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/904 Esas, 2020/1359 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl 3 ay hapis ve 740,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlüler hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine ilişkin İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ve 2018/420 Esas, 2019/375 Karar sayılı ek kararını takiben, adı geçen hükümlüler hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.10.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile 12.10.2022 tarihli ve 2022/539 Esas, 2022/540 Karar sayılı karar ile hükümlü ...'ın 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4 ve 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 300,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hükümlü ...’un 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4 ve 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddeleri gereğince 4 kez 10 ay hapis ve 800,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükümlerin itiraz edilmeksizin 20.10.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1.maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109744 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "Somut dosya kapsamında, sanıkların mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, sanıkların aynı eylemi nedeniyle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetlerine karar verildiği ve kararın 23/11/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanıkların eylemi nedeniyle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 223/7.maddesi; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. '' Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 4. Dosya kapsamına göre, hükümlülerin mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250/b maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, ancak İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükümlerin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde belirtildiği üzere “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükümlülerin aynı eylemi nedeniyle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûmiyetlerine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlülerin mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/539 Esas, 2022/540 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının, “Sanıklar hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223/7.maddesi reddine” şeklinde düzeltilmesine, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4741, K. 2025/2242, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4741-e-2025-2242-k-2ef040d18f34