Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4494 E. 2025/8122 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4494
- Karar No
- 2025/8122
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1008 Esas, 2023/919 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2020/204 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a, 109/3-e ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ayrıca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli 2022/1008 Esas, 2023/919 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının "katılan T.C ... vekiline Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2018/74 58... /7439 Karar sayılı içtihatı nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi, diğer hususların ise aynı kalması suretiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 280/1.a ve 286/1. maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanın sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi karşısında sanık için haksız tahrik indirimi uygulanmamasına ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına dair gerekçenin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmadığına ilişkindir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve sanık hakkında verilen cezanın asgari hadden verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olay, sanığın olay günü boşanma aşamasında olduğu katılanın boğazına bıçak dayayarak minibüs içinde iki saat kadar alıkoyduğu, bu sırada kolluk güçlerinin ikna çabalarına cevap vermediği ve katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, katılana devamlı "beni aldattın mı?" diye sorduğu, iki saatin sonunda sanığın kendi rızasıyla elindeki bıçağı katılana vermesi üzerine kolluk güçlerince etkisiz hale getirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; a.T.C. Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. b. Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tanık beyanları, kolluk tutanakları, olayın görüntülerinin bulunduğu CD'yi içerir bilirkişi raporuna göre, sanığın, boşanma aşamasında olduğu eşini silah niteliğine sahip bıçakla iki saat kadar hürriyetinden yoksun bıraktığı, ayrıca katılanın sanığı aldattığına ilİşkin delil bulunmadığı şeklindeki kabulün, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün ve haksız tahrik indiriminin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/1008 Esas, 2023/919 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.