Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/1138 E. 2025/10076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1138
- Karar No
- 2025/10076
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/782 E., 2022/362 K. HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli kararda, suç tarihlerinin "29.05.2013 (sanıklar ...ve ... için), 10.06.2013 (sanıklar ...ve .... için), 12.06.2013 (sanık ... için)" yerine "12/06/2013 (sanıklar ..., ..., ....), 10/06/2013 (sanıklar ... ve ...), 29/05/2013 (suça sürüklenen çocuk ...)" olarak yazılması, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. A. Sanıklar ... (....) (...), ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Mahkemece bozma ilamına uyularak diğer eylemler sabit görülmeksizin, sanığın yalnızca 29.05.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...’a net 0,54 gram esrar satışı eyleminin hükme esas alındığı ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin de uygulanmadığı, uygulansa dahi eylem sayısının TCK'nın 43. madddesinin uygulanmasında esas alınabileceği anlaşılmakla, suça konu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikede, sanığın bu suçu işleyiş biçiminde ve suç kastına dayalı kusurunda cezanın alt sınırından uzaklaşmayı gerektiren bir ağırlık bulunmadığı gözetilmeden, “suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki araçlar, suç konusunun önem ve değeri, eylem sayısı ile suça konu uyuşturucu maddelerin miktarı nazara alınarak” şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “orantılılık” ilkesine aykırı olarak, temel hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi gerekirken, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.