Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4184 E. 2025/2853 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4184
Karar No
2025/2853
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/797 K. MÜŞTEKİLER : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkumiyet müştekiler vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Şikayet hakkının bizzat 15 yaşından büyük olan mağdurda bulunduğu tespit edilerek müştekiler vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği ve bu ret kararının itiraz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/262 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.06.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/797 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/3-f, 109/5, 43/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Mağdurun kendi iradesiyle buluşmalara gelmesi sebebiyle suçun unsurlarının oluşmadığına, yaş konusunda hata hükümlerinden yararlanması gerektiğine yöneliktir. 2. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının yanlış olduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Müştekiler Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Olarak Şikayet hakkının bizzat 15 yaşından büyük olan mağdurda bulunduğu tespit edilerek müştekiler vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği ve bu ret kararının 5237 sayılı Kanun'un 268. ve 269. maddeleri uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmış olup dava dosyasının incelenmeksizin merciine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerine Yönelik Olarak Suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında gönül ilişkisi olduğu, 15 yaşından küçük olan mağdurun rızası ile birden fazla defa suça sürüklenen çocuk ile evlerinin bodrum katında buluştuğu iddiasına ilişkin; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübut ettiği, mağdurun alınan ifadesinde sekizinci sınıfa gittiğini beyan etmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağdurun yaşı hususunda hataya düştüğü şeklindeki beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmış olup suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1. Müştekiler Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen "istinaf başvurusunun reddi" kararının 5271 sayılı Kanun'un 268. ve 269. maddeleri gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, aynı Kanun'un 264/1. maddesinde yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma,

başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ve Katılan Bakanlık VekilininTemyiz İstemlerine Yönelik Olarak Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/797 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilli tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1.maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4184, K. 2025/2853, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4184-e-2025-2853-k-a4a062ee8a84