Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3269 E. 2024/10027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3269
- Karar No
- 2024/10027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/346 E., 2023/169 K. SUÇ : Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2009/916 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında isnat edilen bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan 5271 sayılı Kanunu’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine kararı verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli kararının katılan banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli kararında belirtilen "Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere; katılanın banka hesabına internet bankacılığı yoluyla girip başka hesaplara para transfer ederek çekmekten ibaret eylemlerinin, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturacağı gözetilerek; UYAP kayıtlarından ve dosya kapsamından katılanın hesabından para transferi yapılan A.Ç. ve K.O. haklarında da davalar açıldığı anlaşılmakla; bu dosya ile bağlantıları bulunan söz konusu dava dosyalarının sonucu araştırılarak mümkün olduğunda davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konularak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini ve sanıklara ait kartlarla harcama yapılan işyerleri sahiplerinin tespit edilerek dinlenmeleri, gerektiğinde yüzleştirme yapılması, imzalı slip olması halinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı" olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2018/346 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanunu’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan banka vekilinin temyiz isteği; Mahkumiyete yeterli delil bulunduğuna, suçun sabit olduğuna, zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre katılan ...'nin yetkilisi olduğu şirketin katılan bankadaki internet bankacılığı hesabına sanık ...'ın kullanımındaki IP numarasından ulaşıldığı ve hesaptaki paranın sanıklar ..., ..., hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı K.O. ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen temyiz dışı A.Ç'nin hesabına gönderildiği, bu paralarında banka kartı ile ATM'den nakit çekim ve alışveriş yapmak suretiyle harcandığı somut olayda; sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasında banka kartını kaybettiğini beyan ederek atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, katılana ait banka hesabından işlem yapılan IP numarasının sanıkla ilgi ve irtibatının olmaması, olayda paranın çekim anına ilişkin kamera görüntüsünün bulunmaması, sanık hakkında benzer mahiyetli ve aynı tarihteki ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen beraat kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olması, bilirkişi raporunda sanığa ait hesabın aktif bir hesap olmadığının ve sadece suç tarihinde kullanıldığının belirtilmesi, sanığın kartından yapılan harcamalara ilişkin evraklara ulaşılamaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunma tarihi olan 10.07.2009 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunma tarihi olan 06.11.2009 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. D. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunma tarihi olan 12.06.2009 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2018/346 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2018/346 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2018/346 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2018/346 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.