Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2407 E. 2024/9075 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2407
Karar No
2024/9075
Karar Tarihi

MAHKEMELERİ : İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/988 Değişik İş; 2019/406 E., 2020/719 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, yaralama KARARLAR : İtirazın kabulü, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/719 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 07.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/44 sayılı Kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü ... yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli ek kararına yapılan itirazın İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/1058 Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5969 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59156 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57904 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/719 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın, mağdurlara doğru tabanca ile ateş ettiği ancak merminin isabet etmediği olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-e ve 35. maddeleri uyarınca kasten yaralamaya teşebbüs suçundan dava açılmasına ve kasten yaralama eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığının iddia ve kabul edilmesine karşın, tamamlanmış yaralama suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir. 2-İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/08/2022 tarihli ve 2022/988 Değişik İş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. ... olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), 2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), 4. Gürültüye neden olma (madde 183), 5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra), 6. Mühür bozma (madde 203), 7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206), 8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra), 9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları. b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç. d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç. e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile; 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, kararın 24/11/2020 tarihinde verildiği ve 07/01/2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. (1) Numaralı İstem Yönünden; İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlü ...'ün suç tarihinde mağdurlar Yiğit Elgün ile ... Ergün'e silahla yaralamak kastıyla ateş etmesine rağmen yaralayamadığı olayda İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesince eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanacağının belirtilmesi karşısında uygulanmayarak fazla ceza tayini Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. B. (2) Numaralı İstem Yönünden; 1.Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 5’in birinci fıkrasının (d) bendinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, bununla birlikte hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/719 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce verildiği ve 07.01.2021 tarihinde kesinleştiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine Mahkemesince kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.08.2022 tarihli ve 2022/988 Değişik İş sayılı kararının ve İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/719 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2407, K. 2024/9075, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2407-e-2024-9075-k-70697c07b773