Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2289 E. 2024/2171 K. – Parada Sahtecilik

Konu: Parada Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2289
Karar No
2024/2171
Karar Tarihi
Konu
Parada Sahtecilik

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1877 E. 2022/3361 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎSÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2021 tarihli iddianamesi ile sanığın parada sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması talep edilmiştir. 2. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararı ile atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi beraatine karar verilmiştir. 3.Karara karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin temyize konu 20.12.2022 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci, 62 nci maddesinin birinci, 52 nci maddesinin ikinci fıkraları, 53, 54 ve 58 inci maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunlukları, tekerrür ve müsadereye ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlemediği, suç işleme kastının bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesine aykırı davranıldığı, soyut ve yetersiz deliller ile mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, 24.11.2020 tarihinde sanığın seyyar olarak ayakkabı satan mağdurlar ... ve ...'dan ayakkabı satın aldığı, yanında bir kişinin daha bulunduğu, sanığın mağdurlara sahte 200,00 TL para vererek para üstü aldığı, sanığın aynı gün mağdur ...'ın taksisine binerek yine aynı seride sahte 200,00 TL verdiği, para üstü aldığı iddiasına ilişkindir. 2. Sanık aşamalarda, ayakkabı alırken ve takside verdiği paraların sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3. Mağdur ... ve ..., kolluktaki beyanlarında iki şahsın seyyar tazgahlarından iki çift ayakkabı aldıklarını, 200 TL verdiklerini, para üstü olarak 50 TL aldıklarını, şahıslar ayrıldıktan sonra paranın sahte olduğunu anladıklarını arkalarından gittiklerinde şahısları bulamadıklarını belirtmişler, mahkemede sanığın bu kişilerden birine benzediğini beyan etmişler ancak net teşhiste bulunamamışlardır. 4. Mağdur ... kollukta verdiği beyanında olay tarihinde taksisine binen şahsın ücret olarak verdiği 200 TL nin üstü olarak kendisine 160 TL verdiğini, şahıs araçtan indikten sonra verdiği 200 TL'nin sahte olduğunu fark ettiğini, hemen etrafa bakmasına rağmen şahsı bulamadığını belirtmiş, mahkemedeki beyanının da benzer olduğu anlaşılmıştır. 5. Dosyada bulunan olay tarihi ile aynı gün yapılan teşhis tutanağına göre mağdur ...'in sanığı fotoğraf üzerinden teşhis ettiği, olaydan yaklaşık iki hafta sonra yapılan canlı teşhiste ise kesin ve net teşhiste bulunamadığı anlaşılmıştır. 6. Dosyada bulunan CD ve kamera izleme tutanağına göre, ilk olayda seyyar satıcılardan alış veriş yapan şahıslardan birinin sanık olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 7. Dosyada bulunan Türkiye Cumhuriyet ... İzmir Şubesinin 25.11.2020 tarihli raporuna göre ele geçirilen paraların sahte olduğu ve aldatma yeteneğine sahip olduğu belirlenmiştir. A. İlk derece mahkemesinin kabulü; Sanığın üzerinden başkaca sahte para çıkmadığı, ele geçirilen sahte paraları sanığın sahte olduğunu bilerek üzerinde taşıdığına ve kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin bir delil elde edilemediği, şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesi gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verildiği belirtilmiştir. B. Bölge adliye mahkemesinin kabulü; Suç tarihinde sanığın seyyar olarak ayakkabı satan mağdurlar ... ve ...'dan ayakkabı satın aldığı ve mağdurlara sahte 200 TL parayı vererek para üstü aldığı, bu hususun olay yerini gören Halk Bankası güvenlik kamera kayıtlarında da görüldüğü, bu görüntülerin mağdurların iddialarını doğruladığı, sanığın aynı gün mağdur ...'ın taksisine binerek ücret olarak sahte 200 TL vererek para üstü aldığı, mağdur ...'ın vermiş olduğu bilgilere göre kendisine gösterilen fotoğraftan sanığı teşhis ettiği, dosyadaki uzmanlık raporuna göre ele geçirilen paraların sahte olduğu ve aldatma yeteneğine sahip olduğu, ele geçen sahte banknotları seri numaralarının aynı olduğu, sanığın sahte olduğunu bildiği paraları tedavüle koymak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE Davaya konu olayın oluş şekli, ... raporu, kolluk raporu, sanığın aşamalarda ele geçirilen paraları mağdurlara verdiği yönündeki tevil yollu ikrarı, mağdur beyanları, cd inceleme raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın ilk olayda ayakkabı satın almak amacıyla, ikinci olayda da taksiye bindiğinde sahte 200 TL verdiği, para üstü aldığı, paraların aynı seri numarasına sahip olduğu, sanığın sahte olduğunu bildiği parayı tedavüle sürmek amacıyla hareket ettiği, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında tanımlanan suçu oluşturduğu anlaşılmakla mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 20.12.2022 tarihli kararında, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemezine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2289, K. 2024/2171, T. 06.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2289-e-2024-2171-k-0df8b1c9332a