Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1901 E. 2025/1260 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1901
- Karar No
- 2025/1260
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/348 (E) ve 2022/1905 (K) SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çarşamba 2 Asliye Ceza Mahkemesi 04.10.2021 tarih ve 2019/339 Esas, 2021/935 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 371/1 delaletiyle 109/2, 3-a,b, 43/2 yollamasıyla 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarih ve 2022/348 Esas, 2022/1905 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, tum dosya kapsamından sanıkların eylemlerinin kara ulaşım araçlarının durdurulması, alıkonulması, kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını oluşturup oluşturmayacağı yönünde delillerin tartışılarak karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıklar arasında iştirak iradesi bulunmadığına, suç işleme kastı olmadığına, silahla işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, sanıkların eylemlerinin kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık ...'ın atılı suçu işlemediğine, sanıklar arasında iştirak iradesi bulunmadığına, suç işleme kastı olmadığına, silahla işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, sanıkların eylemlerinin kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların, hasta vaziyette olan şikayetçi ... ve refakatçi ...'nin de içinde bulunduğu, hastaneye gitmek üzere olan ambulansın önünü keserek hukuka aykırı olarak kişileri bir yere gitmek hürriyetinden alıkoydukları, şikayetçilerin hareket etmelerini engeleldikleri, şikayetçiler ... ve ...'yi yaraladıkları ve silah göstererek tehditte bulundukları, sanıkların birlitke hareket ederek zincirleme şekilde cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, şikayetçilerin beyanları, sanıkların savunmaları, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan teşhis tutanağı, doktor raporları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanık ... ve sanık ...'in, hastaneye gitmek amacıyla ambulansla hareket halinde olan şikayetçilerin bulunduğu ambulansı zorla durdurmak ve bulundukları yerden ayrılmalarına izin vermemek suretiyle bir yere gitmek hürriyetlerini engellemek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine yönelik kabulde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III . KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarih ve 2022/348 Esas, 2022/1905 Karar sayılı kararında Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Sanık ... ile müştekiler ... ve ...'ın kızları ...'ın nişanlı oldukları, düğünlerine bir hafta kala ...'nin bir başkası ile kaçması üzerine anne ...'ün fenalık geçirdiği çağrılan ambulans ile hastahaneye gittikleri sırada sanıklar ... ve ...'ın kullandıkları araç ile gelerek ambulansın önünü kestikleri, sanık ... önce ambulansta bulunan müşteki ...'yi indirerek darp ettiği, sanık ...'ın da yanında getirdiği silahın kabzası ile müşteki ...'yi darp ettiği, akabinde her iki sanığın ambulansın arkasında yatmakta bulunan müşteki ...'ü darp ettikleri, sanık ...'ın silahı ambulans görevlilerine doğrultarak yanına yaklaşmalarına engel olduğu, daha sonra ambulans görevlilerinin araya girmesiyle sanıkların geldikleri araçlarına binerek olay yerinden ayrıldıkları, şeklinde gelişen olayda her iki sanık hakkında silah, cebir ve tehdit ile birden fazla kişi ile birlikte birden fazla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri gerekçesiyle kamu davasının açıldığı, her iki sanık hakkında TCK 109/2-3a-b ve 43/2 maddeleri gereğince ceza verildiği, ancak düğüne bir hafta kala nişanlısının bir başkasına kaçmasını içine sindiremeyen her iki sanığın, müştekiler ... ve ...'ün içinde bulunduğu ambulansı durdurarak müştekileri darp ettikleri, bu şekilde hesap sordukları akabinde araçlarına binerek ayrıldıkları, her iki sanığın silahla tehdit ve yaralama eylemleri ile müştekilerin hürriyetlerinin kısıtlanması sürelerinin birbirine eşit olduğu, yani eylemlerinin silahla tehdit ve yaralama ile sınırlı olduğu, sanıkların müştekileri ambulanstan alıp başka yere götürmedikleri ya da müştekilere "kızınız buraya gelecek yoksa bir yere gidemezsiniz" şeklinde herhangi bir sözlerinin olmadığı, kısacası sanıkların müştekilerin ayrıca hürriyetlerini kısıtlayan dış dünyaya yansıyan söz ve eylemlerinin olmadığı Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarının da bu yönde olduğu dolayısıyla sanıkların müştekileri silahla tehdit ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları gerektiği, Sonuç olarak sanıkların silahla tehdit ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun hürriyeti tahdit suçundan verilen cezanın onanması kararına muhalefet etmekteyim. 18.02.2025