Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1543 E. 2024/7136 K. – Başkasına Ait
Konu: Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1543
- Karar No
- 2024/7136
- Karar Tarihi
- Konu
- Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/383 D.İş SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2019 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2020/383 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 2022/13108 ayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40761 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40761 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şeklî olarak değil, hem maddî olay, hem de hukukî yönden inceleme yapabileceğinin belirtildiği, Dosya kapsamına göre, mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2020 tarihli kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesini yerinde görerek itirazın kabulüne karar verdiği, kabul gerekçesi doğrultusunda dosyada toplanması gereken delil, araştırma ya da takdir hakkının kullanılması gibi asıl mahkemece yerine getirilmesi gereken hususun bulunmadığı, bu haliyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi uyarınca, itirazı yerinde gören merciin, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlü hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2019 tarihli kararı ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2020/383 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verilmesi üzerine,Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulama sonucuna göre hükümlü hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/65 Esas, 2020/303 Kararı ile beraat kararı verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Kanun yararına bozma konusu olan, Karşıyaka 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2020/383 Değişik İş sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.06.2019 gün ve 2016/1413 Esas, 2019/489 Karar ve 22.01.2013 gün ve 2012/534 Esas, 2013/15 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine mercisince 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. İtiraz mercii tarafından hem maddi hem de hukuki yönden yapılan inceleme sonucundan itirazın kabulü ile cezanın bireyselleştirilmesinin yargılamayı yürüten mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle dava dosyasının mahkemesine iadesine dair verilen kararda her hangi bir hukuka aykırılığın olmadığı ve itiraz mercii kararı doğrultusunda da mahkemesince yargılamanın tamamlandığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE Hükümlü ... hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/515 Esas, 2019/752 Karar sayılı resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi 2022/193 Esas, 2022/240 Karar sayılı istinaf kararında ve kanun yararına bozma isteminde bulunan Cumhuriyet savcısının istem yazısında da belirtiği üzere kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin hususun Adalet Bakanlığı'nın takdirine, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.