Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/119 E. 2024/6940 K. – Kumar Oynanması
Konu: Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/119
- Karar No
- 2024/6940
- Karar Tarihi
- Konu
- Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/741 E. 2021/1106 K. SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228 inci maddesinin birinci fıkrası; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli kararı ile hükümlünün zincirleme şekildeki eylemi için hüküm kurularak 2 yıl hapis cezası ile 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu belirtilerek 2 yıl hapis cezası ile 300 gün adli para cezasının Mahkemece verilen cezadan mahsubu ile sonuç olarak 3 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 10.03.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.11.2022 tarihli ve 2022/24053 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/144598 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/144598 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Mahkemesince sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapıldığında 1 yıl 3 ay hapis cezası hükmedilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak sanığa fazla ceza tayini ile 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde, Kabule göre de; Mahkemesince, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/501 esas, 2018/544 karar sayılı dosyası ile inceleme konusu dosyanın zincirleme suç kapsamında kaldığının tespit edildiği ancak anılan kararın evvelce kesinleşmiş olduğu cihetle, anılan dosya ile birleştirme yapılmayıp yargılamaya devamla verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırılarak 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği ve bahse konu karar ile verilen 2 yıl hapis hapis cezasının hükmedilen cezadan mahsubuna karar verildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/06/2020 tarihli ve 2018/19-142 esas, 2020/329 karar sayılı ilâmında, "Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan mahsubuna karar verilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklinde ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25/06/2020 tarihli ve 2018/2760 esas, 2020/3515 karar sayılı ilâmında, "...zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulduktan sonra belirlenen ceza kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla ise kesinleşen hükümdeki cezaların mahsubu ile netice cezayı belirlemeli, aksi halde ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği " şeklindeki ilâmlar nazara alındığında, Somut olayda, mahkemesince sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapıldığında 1 yıl 3 ay hapis cezası hükmedilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak sanığa fazla ceza tayini ile 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, esasen sanığın mahkûmiyetine konu cezasının doğru hesap edildiğinde sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezası olacağı, kesinleşen hükümdeki mahsup edilen sonuç cezanın ise 2 yıl hapis cezası olduğu cihetle, Mahkemesince ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. a) 14.06.2018 ve 17.06.2018 tarihli eylemleri nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli kararı ile hükümlünün zincirleme şekildeki eylemi için hüküm kurularak 2 yıl hapis cezası ile 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu belirtilerek 2 yıl hapis cezası ile 300 gün adli para cezasının Mahkemece verilen cezadan mahsubu ile sonuç olarak 3 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b) 01.06.2018 tarihli eylemi nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu kararın istinaf edilmeksizin 05.03.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mahkemece, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası sonucu 2 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenen ve bunun yanında 250 gün olarak tayin olunan adli para cezasından, daha önceden kesinleşmesi nedeniyle birleştirme yapılamayan Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis ve 300 gün adli para cezasının mahsup edilmesi ile hükümlünün sonuç olarak 3 ay hapis ve 50 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının da 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi ile 100,00 TL olarak belirlenmesine göre, her ne kadar kanun yararına bozma isteminde yalnızca hatalı olarak belirlenen hapis cezası yönünden ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması talep edilmiş ise de, adli para cezası yönünden de aynı hatanın bulunduğu ve kabule göre de, 50 gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında sonuç cezanın da yine hatalı olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, adli para cezası yönünden de belirtilen nedenlerden dolayı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.