Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1149 E. 2023/9469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1149
- Karar No
- 2023/9469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/931 Esas, 2022/1331 Karar SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan red kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen sanık ... hakkında kasten yaralama, sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafiileri süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren duruşma talebinin reddine karar verilerek duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2019 tarihli iddianamesiyle sanıkların silahla tehdit, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli kararıyla sanık ...'in kasten yaralama suçundan 5 yıl 15 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına; sanıklar ... ve ...'in kasten yaralama suçundan 8 yıl 16 ay 15 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Sanıklar müdafiilerinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli kararıyla temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; savunma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, müştekinin beyanlarındaki çelişkiler giderilmeden, müştekinin hayatın olağan akışına aykırı beyanları esas alınarak karar verildiğine, suçların unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, taleplerinin değerlendirilmeden karar verildiğine, eksik inceleme ve araştırma karar verildiğine, müştekinin beyanlarındaki çelişkiler giderilmeden, müştekinin hayatın olağan akışına aykırı beyanları esas alınarak karar verildiğine, suçların unsurlarının oluşmadığına, mahkeme kararının gerekçelerinin çelişkili olduğuna, sanığa alt sınır üzerinden ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve araştırma karar verildiğine, sanığın kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müştekinin beyanlarındaki çelişkiler giderilmeden, müştekinin hayatın olağan akışına aykırı beyanları esas alınarak karar verildiğine, suçların unsurlarının oluşmadığına, sanığa alt sınır üzerinden ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanık ...'in oğlu otizm hastası ...'in bakıcısı olan katılan ...'ın ...'e eziyet eylemleri nedeniyle sanık ... ile iş arkadaşları olan diğer sanıklar ... ve ...'in katılanı kaçırarak yaralamak suretiyle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanıklardan ...'ın sanık ...'in şirketinde muhasebeci olduğu, sanıklardan ...'in ise sanık ... ile iş ortaklığı olduğu, suç tarihinde sanık ...'in oğlu ...'in katılan tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin olarak sanık ...'in eşi ... tarafından telefon ile aranmak suretiyle haberdar edildiği (katılan tarafından sanık ...'in oğlu ...'e karşı kasten yaralama suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/642 Esas sayılı dosyasının bulunduğu ve dosyanın bir örneğinin Mahkememiz iş bu dosyasına celp edildiği), sonrasında sanık ...'in sanık ... ile birlikte Sporium isimli spor salonuna gittiği, sanık ...'in Sporium isimli spor salonunda oğlu ...'in katılan tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin görüntüleri (sanık ...'in oğlu ...'in katılan tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin kamera görüntülerinin bir örneğinin İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/642 Esas sayılı dosyasından Mahkememiz dosyasına celp edildiği) izlediği, sanık ... tarafından oğlu ...'in katılan tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin görüntüler izlendikten sonra katılandan intikam almak amacıyla hareket ettiği, bu kapsamda katılan ile sanık ...'in oğlu ...'in Sporium isimli spor salonundaki spor aktiviteleri bittikten sonra sanık ...'in katılanı evine araçla bırakmayı teklif ettiği ve katılan tarafından bu teklifin kabul edildiği, sonrasında sanık ... ile katılanın aynı araca binerek yola çıktıkları ancak sanık ...'in katılanı ... İlçesi ... Mahallesi'ndeki işyerine eve götürme hilesi ile götürdüğü, sanık ...'in de ayrı bir araç ile sanık ...'in ... İlçesi ... Mahallesi'ndeki işyerine gittiği, işyerinde sanık ... ile katılan arasında sanık ...'in oğlu ...'in katılan tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin konuşma başladığı, bu sırada sanık ...'in yanında sanıklar ... ve ...'ın da bulunduğu, sanık ...'in katılan ile konuşması sırasında oğlu ...'in darp edildiği iddiasından duyduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında katılana önce tekme ve yumrukla sonrasında ise ele geçirilemeyen sopa ile vurmaya başladığı, sanık ...'in katılana yönelik kasten yaralama eylemine olay yerinde bulunan sanıklar ... ve ...'ın da iştirak ettiği ve sanıklar ... ve ...'ın da katılanı önce tekme ve yumrukla sonrasında ise ele geçirilemeyen sopa ile darp ettiği, eve bırakılma hilesi ile sanık ...'in işyerine intikam alınmak maksadıyla götürülen katılanın sanıklar tarafından kısa bir zaman dilimini aşacak şekilde belirli bir süre darp edildiği, meydana gelen darp olayı neticesinde katılanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21.06.2019 tarih 40968900-101.01.02-2019/38431 sayılı raporunda belirtildiği şekilde yüzünde sabit iz oluşacak ve organlarından birinin işlevini yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, darp eylemi sonrasında katılanın araç ile sanıklardan ... tarafından hastaneye bırakıldığı, sanık ...'in savunmasında katılanın oğlunun yaşam koçu olduğunu ve katılanın kendisine ait işyerinde kaldığını, suç tarihinde eşinin kendisini Sporium isimli spor salonuna oğlu ...'in katılan tarafından darp edildiği iddiası ile çağırdığını, sanık ... ile spor salonuna gittiğini ve spor salonu yetkilileri tarafından oğlunun darp olayına ilişkin görüntü olduğunun söylendiğini, sonrasında katılan ile birlikte aynı araçla kendisine ait işyerine gittiklerini, araçtaki konuşmada katılanın ...'i darp ettiği iddiasını kabul etmediğini, sanık ...'in işyerine başkaca bir araçla geldiğini, işyerinde bulunan ...'nin (sanık ...'in soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde ... isimli kişinin vefat ettiğinin bildirildiği) katılan ile görüşmesini istediğini, kendisinin sanık ... ve ... ile işyerinin altındaki emlak ofisine geçtiğini, yarım saat sonra ...'nin kendilerini çağırdığını, yarım saatlik zaman diliminde işyerinden herhangi bir ses gelmediğini, katılan ve ...'nin yanlarına gittiklerinde katılan ve ...'nin birbirlerini darp ettiklerini gördüklerini, katılanın oğlu ...'i darp ettiğini itiraf ettiğini, sonrasında sanık ...'in katılanı hastaneye bıraktığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık ...'in savunmasında katılan ile aralarında önceye dayalı husumet olmadığını, telefon gelmesi üzerine sanık ... ile spor salonuna gittiklerini, sanık ...'in birileriyle konuştuğunu, sonrasında ... ve katılan ile birlikte sanık ...'e ait işyerine gittiklerini, işyerinde sanık ... ile katılan arasında konuşma geçtiğini, sonrasında kendisi ile sanık ... ve ...'ın emlak ofisine geçtiğini, katılan ile ...'nin yaklaşık yarım saat işyerinde başbaşa kaldığını, yarım saatlik sürede herhangi bir kavga sesi duymadığını, ...'nin kendilerini çağırmaları üzerine işyerine gittiklerinde hem katılan hem de ...'nin yaralı vaziyette olduğunu gördüğünü, sonrasında katılanı araçla hastaneye bıraktığını, sanık ... Yılmaz'ın olay yerine gelip gelmediğini görmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık ...'ın savunmasında suç tarihinde şirket işleri sebebiyle işyeri dışında olduğunu, işyerine geldiğinde alt katta bulunan emlak ofisinin kapalı olduğunu, sonrasında üst katta bulunan işyerine çıktığında sanık ..., sanık ..., ..., ... ve katılanı gördüğünü, katılanın yüzünde iz ve kan olduğunu, katılan ile işyerindeki diğer kişiler arasında tartışma olmadığını, sanık ...'in valiz ile birlikte katılanı işyeri dışına çıkarttığını gördüğünü beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki beyanları, katılandaki yaralanmalara ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21.06.2019 tarih 40968900-101.01.02-2019/38431 sayılı raporu ve katılanın adresinin araştırılmasına ilişkin kolluk araştırması sonucu tutulan 05.02.2020 tarihli tutanak içeriği nazara alındığında; A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan red kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede ise; a. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden yapılan incelemede; iddia, katılan beyanı, sanıkların savunmaları, İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 23.10.2018 tarih 2018/18593 sayılı Adli Raporu, 24.08.2018 tarihli CD izleme tutanağı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 21.06.2019 tarih 40968900-101.01.02-2019/38431 sayılı raporu, 05.02.2020 tarihli tutanak, İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/642 Esas sayılı dosyası, kolluk tutanakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; katılan ...'ın sanık ...'in otizm hastası olan oğlu ...'in tedavi ve eğitimine yardımcı olmak üzere yaşam koçluğunu yaptığı, Sporium isimli spor merkezinden aranarak kendisini ifade edemeyecek durumda olan oğlunun katılan ... tarafından eziyet eylemlerine maruz kaldığının bildirilmesi üzerine sanığın dosya içerisinde de mevcut olan CD görüntülerini inceleyerek elem ve kedere maruz kaldığı ve bu olayın etkisiyle aynı gün atılı suçları işlediği ayrıca kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması karşısında kasten yaralamaların niteliği ve sanığın otizmli oğluna katılanın eylemlerinin vehameti, orantılılık ve hakkaniyet ilkeleri göz önüne alındığında cezanın alt sınırdan tayini gerekirken üst sınıra yakın şekilde belirlenmesi, b. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un haksız tahrik başlıklı 29 uncu maddesi "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde olup güvenerek emanet ettiği otizmli çocuğuna eziyet edildiğini kamera kayıtlarından izleyen sanıkta meydana gelen elem, keder, hiddetin özelliği, olayın oluş şekli dikkate alındığında indirim oranının üst sınıra yakın şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hakkaniyete uygun olmayan şekilde 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle cezanın fazla tayini; nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırıdır. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede ise; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.