Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/106 E. 2023/1509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/106
Karar No
2023/1509
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2031 E., 2018/61 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ... ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, sanıklar ... ve ... hakkında ise, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna azmettirmeden 5237 sayılı Esas No : 2023/106 Kanun'un 38 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli kararı ile sanıklar ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 ... maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... (1990 d.lu), ... ve ... hakkında ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz üzerine kesinleşmiştir. 3. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli kararının sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli kararı ile sanıklar ..., ... ..., ... ve ... hakkında atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğunu, aleyhe delil bulunmadığına, çelişkili beyanlara dayanılarak hüküm kurulduğuna, beraat kararları verilmesi gerektiğine, 2. Katılan vekilinin temyiz isteği ise, sanıklar ..., ... ..., ... (1963 d.lu) ve ... hakkında kurulan beraat kararlarının bozularak mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine, suçun ... olduğuna, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıklar ... ... (1963 d.lu) ve ... ...'ın azmettirmesi üzerine sanıklar ... ve ... ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... (1990 d.lu), ... ve ... 'in, sanık ...'un (1990 d.lu) eski nişanlısı olan katılan ...'ı, arkadaşı olan tanık A.S.Y. ile birlikte yolda yürüdüğü sırada araçla yanına yaklaşarak temyiz dışı sanık ...'ın katılanı zorla araca bindirdikleri, sanık ...'un (1990 d.lu) dayısı olan sanık ...'in Adapazarı'ndaki evine götürdükleri, daha sonra sanık ...'un (1990 d.lu) ablası olan sanık ... ile eniştesi olan ... ...'in gelerek katılanı evlenmeye ikna etmeye çalıştıkları, kabul etmemesi üzerine katılanın aile dostları olan tanık K.A.'yı arayarak Adapazarı'na çağırdıkları, tanık K.A. ile birlikte Adapazarı'na giden tanık A.S.'ye katılanı teslim ettikleri iddiasına ilişkindir. 2. Görevlilerce düzenlenen 14.10.2012 tarihli adli muayene raporunda, katılanın sağ ön kolunda kızarıklık olduğu, 3. Görevlilerce düzenlenen 29.01.2016 tarihli adli muayene raporunda ise, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte ve ... tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir. 4. Katılan ... anlatımlarında özetle, arkadaşı A.S.Y. ile yolda yürüdüğü sırada bir aracın adres sorma bahanesi ile yanlarında durduğunu, daha sonradan teşhis ettiği sanık ...'ın araçtan inerek kollarından tutup kendisini zorla araca bindirdiğini ve "... Amca'nın selamı var, emanetini yerine götüreceğiz" diyerek kendisini Adapazarı'na götürdüklerini, araç içerisinde önceden de tanıdığı ve sonradan teşhis ettiği sanıklar ..., ..., ... ile eski nişanlısı ...'u (1990 d.lu) gördüğünü, Adapazarı'na girdiklerinde sanık ...'in araçtan inerek sanık ...'un (1990 d.lu) dayısı olan ...'in bindiğini ve sanık ...'in evine gittiklerini, daha sonradan eve sanık ...'un (1990 d.lu) ablası ... ile eniştesi ... ...'in gelerek evliliğe ikna etmeye çalıştıklarını, ikna olmaması üzerine aile dostları tanık K.A.'yı arayarak Adapazarı'na çağırdıklarını, tanık K.A. ile birlikte Adapazarı'na giden tanık A.S.'ye kendisini İstanbul'a götürmek üzere teslim ettiklerini, araçta iken eski nişanlısı ...'ın annesi sanık ... ve babası sanık ...'un (1963 d.lu) sürekli diğer sanıkları arayarak durumunu sorduklarını, Adapazarı'na gittiklerinde sanık ...'un (1963 d.lu) telefonda konuşmak istediğini, konuşma teklifini kabul etmemesi üzerine telefonun hoparlörünü açtıklarını, bu şekilde sanığın kendisini ikna etmeye çalıştığını, 5. Yeminli tanık K.A. anlatımlarında özetle, katılanın babasının telefonla arayarak kızının kaçırıldığını, eski dünürü olan ...'dan (1963 d.lu) şüphelendiğini söylemesi üzerine sanık ...'u (1963 d.lu ) aradığını, muhtar A.S.'yi alarak Adapazarı'na gittiğini, birkaç kişinin gelerek şikayetçi olmazlarsa kızı vereceklerini, yoksa öldürürüz dediklerini, şikayetçi olmayacaklarını söylemesi üzerine katılanı teslim ettiklerini, perişan halde gözüken katılanı alarak babasına teslim ettiklerini, 6. Yeminli tanık A.S.Y. anlatımlarında özetle, katılanla yürüdükleri sırada bir aracın yaklaşarak içinden inen bir erkek şahsın kendisine vurarak katılanı zorla araca bindirdiğini, 7. Temyiz dışı sanık ... mahkemede katılanın araca rızasıyla bindiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanlarında, akrabaları olan ... ve ... ile araçta bulunduğu sırada eski nişanlısı olan müştekiyi gördüğünü, konuşmak için araca binmesini söylediğini, konuşma teklifini kabul etmeyen müştekiyi ısrarla araca bindirdiğini ve Adapazarı'na gittiklerini, kendisiyle evlenmeye ikna edemeyince müştekiyi K.A. ve A.S. aracılığıyla İstanbul'a gönderdiklerini, 8. Yeminli tanık ... anlatımlarında özetle, kızının sabah 09.00 civarında kaçırıldıktan sonra kendisini telefonla aradığını, bırakmaları için bağırdığını duyduğunu, daha sonra telefonun kapandığını, kolluğa giderek şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. ...'in 14.10.2012 tarihinde saat 10.14'te Paşabahçe Polis Merkezi Amirliği'ne giderek kızının kaçırıldığına dair şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. 9. Sanık ...'a ait iletişim bilgilerinin tespiti kapsamındaki HTS kayıtları incelendiğinde, (1963 d.lu) 14.10.2012 tarihinde sanıklar ... ..., ..., ... ve ... ile aralarında iletişim kaydı tespit edilmiştir. A. İlk derece Mahkemesinin kabulü Sanıklar ..., ... ..., ... ..., ..., ... (1963 d.lu) ve ... hakkında katılan ...`a yönelik atılı suçtan mahkumiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil elde edilememiş olup, sanıkların atılı suçu işledikleri hususunun ... olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'ın ise temyiz dışı sanıklar ile fikir ve iştirak birliği içerisinde cebir ve şiddet kullanmak suretiyle alıkoyma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanıklar ..., ... ..., ... ve ... hakkında eylemlere katıldıkları yönünde delil bulunmadığından atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak, sanıklar ... ve ...'in, katılanın cebir kullanılarak araca zorla bindirilip Adapazarı'na götürülmesi eylemine bizzat araçta bulunarak, sanık ...'in ise, kaçırılmasından sonra evini diğer sanıklara açarak katılanın bir süre evinde tutulmasını sağlayarak eyleme iştirak ettikleri gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir. IV.GEREKÇE 1.Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede, Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen katılan, tanık beyanları, sanık savunmaları ve doktor raporu ile dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında alıkoyma eylemine iştirak ettiğine ilişkin delil bulunmadığına yönelik Mahkeme kabulü karşısında; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Sanıklar ... (1963 d.lu) hakkında kurulan hükme yönelik incelemede, Sanıklar ... ve ... ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... (1990 d.lu), ... ve ...'in, sanık ... ...'ın (1990 d.lu) eski nişanlısı olan katılanı, arkadaşı olan tanık A.S.Y. ile birlikte yolda yürüdüğü sırada araçla yanına yaklaşarak temyiz dışı sanık ...'ın katılanı zorla araca bindirdiği ve katılana "... Amca'nın selamı var, emanetini yerine götüreceğiz" dediği, araçta iken eski nişanlısı ...'ın babası sanık ...'un (1963 d.lu) ara ara diğer sanıkları arayarak durumunu sorduğu, Adapazarı'na gittiklerinde sanık ...'un (1963 d.lu) katılan ile telefonda konuşmak istediği, katılanın konuşma teklifini kabul etmemesi üzerine telefonun hoparlörünü açtıkları, bu şekilde sanık ...'un (1963 d.lu) katılanı ikna etmeye çalıştığı anlaşılmakla, sanık ...'un (1963 d.lu) katılanın diğer sanıklar tarafından araca bindirilerek Adapazarı'na götürülmesini sağlaması, katılan araca bindirildikten sonra arayarak durumunu kontrol etmesi şeklindeki eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. 3.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede ise, 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde ... bırakılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2019 tarih, 2019/481 Esas, 2019/652 Karar sayılı ilamına göre kolluk makamlarına yapılan ihbar ile soruşturma evresinin başladığı, somut olayda 14.10.2012 tarihinde saat 09.00 civarında gerçekleşen olayın akabinde katılanın annesi ...'in saat 10.14'te Paşabahçe Polis Merkezi Amirliği'ne giderek kızının kaçırıldığına dair şikayette bulunduğunun anlaşılması karşısında, soruşturma evresinin ihbarın öğrenilmesi ile başlaması karşısında, katılanın kaçırıldıktan sonra Adapazarı'na götürüldüğü, evliliğe razı olmaması üzerine ... bırakılarak aile dostları aracılığıyla İstanbul'a gönderildiği olayda 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesindeki Esas No : 2023/106 etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığının gözetilmemesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. V. KARAR 1. Sanıklar ..., ... ve ... ... yönünden; Gerekçe bölümünde 1 numaralı açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... (1963 d.lu) yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan 2 numaralı nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3. Sanıklar ..., ... ve ... yönünden ise; Gerekçe bölümünde açıklanan 3 numaralı nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 ... maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'ne kararın bir örneğinin, bilgi için Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/106, K. 2023/1509, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-106-e-2023-1509-k-b75e3a30b7c4