Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1033 E. 2024/193 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1033
- Karar No
- 2024/193
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/345 E., 2022/224 K.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve iftira suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2.Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanmasına, iftira suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmiştir. 3.Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli kararı ile tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci ve 5237 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmasının gerektiği, sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunda temel cezanın tayini sırasında "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle" ibaresinin yazılmaması ile gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" yerine "iftira" olarak yazılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılamada Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün uygulanmasına, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının olmadığına, eyleminin atılı suçları oluşturmadığına, Mahkemenin sanığın lehine olan hükümleri uygulamadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ile mağdurun üvey kardeş oldukları, olay günü Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.06.2014 tarih ve 2014/263 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden Salihli İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin, Sarıpınar Mahallesi E-96 Karayolu üzerinde Metro Turizm Firmasına ait 34 HS 0130 plaka sayılı yolcu otobüsünü durdurdukları, narkotik köpeği ile otobüsün içerisinde arama yaptıkları, arama sırasında narkotik köpeğinin otobüs muavinine tepki göstermesi üzerine, görevli polis memurlarının muavinden kimliğini istedikleri, sanığın gerçekte ... olmasına rağmen üvey kardeşi ...'ın kimliğini polis memurlarına ibraz ettiği, buna istinaden ...'ın kaba üst aramasını yaptıkları, sol arka pantolon cebinden Metro Konsept ibaresi yazılı tek parça kağıt içerisine daralı ağırlığı ile birlikte 10 gram gelen kubar esrar maddesinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma ve iftira suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE A. “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan kurulan hüküm yönünden; 1.Oluş, tüm dosya kapsamı, sanığın üzerinde uyuşturucu madde bulunduğuna dair olay tutanağı, uyuşturucu maddenin niteliğine ilişkin kriminal rapor, sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair ikrarı, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve Mahkemece sanık hakkında verilen cezada; yasal ve yerinde gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 ve 51 inci maddelerinde düzenlenen yasal ve takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçundan kurulan hüküm yönünden; Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla; Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
V. KARAR A. “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Salihli Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.