Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6370 E. 2024/5920 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6370
Karar No
2024/5920
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/738 E., 2020/126 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Soma Sulh Ceza Mahkemesinin 05.03.2012 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın hükümlü tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.03.2014 tarihli kararı ile eylemin 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın hükümlü tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.03.2017 tarihli kararı ile suçun önödeme kapsamında kalması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın hükümlü tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarihli kararı ile önödeme ihtarının fazla belirlenen miktar üzerinden yapılması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden 01.07.2020 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/3398 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137490 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137490 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın önödeme yapması nedeniyle hakkındaki cezalarının infazının durdurulmasına ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2020 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına ilişkin Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2020 tarihli ve 2018/738 esas, 2020/126 sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinde yer alan, "...Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12 md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır. (2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, sanığın yakalama ile savunmasını alan Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesince, ön ödeme ihtarından itibaren 10 gün içerisinde 809,90 Türk lirası tutarındaki miktarı ödemesi hususunu içeren ihtaratın 18/05/2019 tarihli duruşmada sanığın yüzüne karşı yapıldığı ve sanığın belirtilen miktarı 24/05/2019 tarihinde Soma Mal Müdürlüğüne ödediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün önödeme yapması nedeniyle infazın durdurulmasına ve hakkındaki mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına ilişkin Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Kanun'un "Önödeme" başlıklı 75 inci maddesi; "(1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili; a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,(24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç” ibaresi “altı” şeklinde, “yirmi” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir) c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını, Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz." 5271 sayılı Kanun'un "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrası; "(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; aracında toplamda 49 adet 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah fişeğinin ele geçirilmesi olayına ilişkin hükümlüye 809,90 TL'lik önödeme ihtarının, 18.05.2019 tarihinde Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesince yakalama ile savunmasının alındığı sırada yüzüne karşı yapıldığı ve önödeme ihtaratında belirtilen miktarı yasal süresi içerisinde 24.05.2019 tarihinde ödediğine dair ödeme makbuzunu dosyaya ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2018/738 Esas, 2020/126 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6370, K. 2024/5920, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-6370-e-2024-5920-k-9fe3f5a9fa01