Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5986 E. 2025/724 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5986
- Karar No
- 2025/724
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1361 Esas, 2022/1749 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/180 Esas, 2022/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1361 Esas, 2022/1749 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tebliğname'de suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı "04.11.2016, 24.12.2016 ve 29.08.2017" olarak yazılması gerekirken yazılı şekilde "14.02.2019" olarak yazıldığı; suç adının ise "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" olarak yazılması gerekirken "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" olarak yazıldığı tespit edilerek inceleme yapılmıştır. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde düzenlenen halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 216/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi suçların yaptırımlarının alt ve üst sınırları aynı olup sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın atılı suçu zincirleme şekilde işlediği halde zincirleme suç hükümleri uyarınca ceza miktarında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre; sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından 04.11.2016 tarihinde "kurduğumuz vakıflarla istediğimiz çocuğa t*** edebiliyoruz, hiç bir devlet yetkiliside bunu umursamıyor, bu yüzden başkanlığa evet" şeklinde yazı ile sakallı bir vatandaşın fotoğrafını paylaşmak, 24.12.2016 tarihinde işid örgütü üyelerini kastederek "bunlar kuran kurslarında imam hatip okullarında cemaat ve tarikatlarda yetiştiler" şeklinde paylaşım yapmak, 29.08.2017 tarihinde ise "müslümanlar avrupaya girmeden önce" yazılı ekran görüntüsü olan resmi paylaşmak suretiyle özellikle muhafazakar vatandaşları aşağılamak şeklindeki olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın duruşma aşamasında söz konusu paylaşımları kendisinin yaptığına dair savunmasına, araştırma tutanağına göre, sanığın, söz konusu paylaşımları yaparak atılı suçu işlediği şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1361 Esas, 2022/1749 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.