Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/577 E. 2023/1751 K. – Yalan Tanıklık
Konu: Yalan Tanıklık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/577
- Karar No
- 2023/1751
- Karar Tarihi
- Konu
- Yalan Tanıklık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/382 E., 2015/523 K. SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında yalan tanıklık suçundan dava açılmıştır. 2.Kayseri 8.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.056.2015 tarihli ve 2013/382 Esas, 2015/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 ... maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık herhangi bir temyiz nedeni belirtmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, katılan hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında sanığın tanık Y.K.'nın kendisine söylemediği halde söylemiş gibi katılan aleyhinde yeminli beyanda bulunmak suretiyle yalan tanıklık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık ..., HSYK Başmüfetişi huzurunda tanık sıfatıyla yemin ederek 22.12.2011 tarihinde verdiği ifadesinde; katılan ...'i, VA.Ö. hakkında ... belgede sahtecilik suçundan ... olduğu takipsizlik kararı sebebiyle tanıdığını, bu kararı haber konusu yapmayı düşündüğünü, katılan ... kızı ...'nin ... fabrikasında işçi olarak çalıştığını öğrendiği, kendisinin savcı olması sebebiyle korkarak haber yapmaktan vazgeçtiğini, zira hakkındaki bir şikayet durumunda olaya bir başka savcının bakacağını, söz konusu takipsizlik kararı verildiğinde kararın yanlış olduğunu düşünerek haber konusu yapmak istediğini, bu sırada avukat olan tanık Y.K.'nın kendisine müşteki için "AKP'nin Kayseri'yi ele geçirmeye çalıştığını, kızı ...'nin işe alınması için Büyükşehir Belediye Başkanı'na M.A.'ya, A.Ç veya başka kanallardan 5-6 kez haber gönderdiğini, ancak bu güne kadar kendisini oyaladığını ve kızını işe almadığını, AKP'nin ele geçiremediği ... yerin ... fabrikası olduğunu, V.A.Ö.'nün kaliteli adam olduğunu, A.E. ile bir kere haber gönderdiğini ve hemen kızını işe aldığını'' söylediğini anlattığı, tanık Y.K.'nın kendisine ''V.A.Ö. için bu şekilde sözler söyleyen bir savcının, onun hakkında dava açması zaten düşünülemezdi'' şeklinde söylediğini, tanık Y.K'nın bunları söylemesindeki amacın, katılan ... ile V.A.Ö arasındaki ilişkiyi ortaya koymak olduğu, bunun dışında katılan ...'n söz konusu davayla ilgili V.A.Ö. ile ne tür bir ilişki içerisinde olduğunu bilmediği şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 3. Katılan ..., 22.04.2013 tarihli dilekçe ile sanık ...'ın yalan tanıklık suçunu işlediği iddiası ile şikayetçi oluştur. 4. Katılan ...'in Cumhuriyet savcısı olarak 02.06.2010 tarihinde müştekisi sanık ..., şüphelisi VA.Ö. olan 03.02.2010 tarihli telefonla ölümle tehdit suçunu işlemeye azmettirmek suçundan mücerret iddia dışında yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği görülmüştür. 5. HSYK Başmüfettişi ... ... tarafından düzenlenen 06.08.2012 tarihli inceleme ve soruşturma raporunda ''Kayseri'de Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan katılan ... hakkında soruşturma yaptığı kişilerin referansı ve insiyatifi ile bu kişilerin yönettiği kurumda kızını işe yerleştirmesi mesleki etik kuralları ile bağdaşmadığı gibi görevinin doğru ve tarafsız yapılmadığı kanaatinin oluşmasına sebebiyet verdiği, yer değiştirme cezası verilmesi kanaatine varıldığı'' bildirilmiştir. 6. Katılan ...'in, V.A.Ö ve diğer şüpheliler hakkında ... evrakta sahtecilik suçundan yürüttüğü soruşturmada alınan ekspertiz raporunda suça konu dilekçeler üzerindeki tahrifatların iğfal kabiliyeti olmadığı kanaati bildirildiğinden suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle 08.02.2010 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği, itiraz üzerine 19.03.2010 tarihli karar ile kaldırıldığı ve katılan ... tarafından düzenlenen 25.03.2010 tarihli iddianame ile haklarında dava açıldığı, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/195 Esas, 30.03.2011 tarihli kararı ile haklarında mahkumiyet kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. 7. Tanık Y.K., kendisinden sadır olduğunu iddia ettiği sözleri sanığa söylemediğini, sanığın söylemlerinin tamamen hayal ürünü olduğunu ifade etmiştir. IV. GEREKÇE Yalan tanıklık suçunda failin, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde tanık sıfatıyla dinlenen bir kimse olması ve gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması gerekir.Tanık Y.K.'nın gerçeği yansıtmadığı iddia edilen sözleri tanık sıfatıyla katılan hakkında beyan veren sanık ...'a anlatmadığını beyan etmişse de bu tanığın söz konusu bu ifadesinin de kesin olarak doğru olduğu sonucuna varılmamıştır.Bu nedenle sanığın tanık Y.K.'nın ifadesine atfen yaptığı tanıklığın da gerçeğe aykırı olduğunu söyleyerek her zaman bu beyanı değiştirmesi mümkündür.Bu nedenle tanığın ifadesinin kesin olarak gerçeği yansıttığına dair bir kanıt bulunmadığı gibi somut olayda Sanık ...'ın yalan tanıklık yaptığı iddia olunan disiplin soruşturması dosyasının katılan aleyhine sonuçlandığı ve sanığın beyanlarının soruşturma esasına etkili nitelikte olmaması nedeniyle, yalan tanıklık suçunun işlendiğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 8.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.056.2015 tarihli ve 2013/382 Esas, 2015/523 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.