Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/4154 E. 2024/1619 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4154
Karar No
2024/1619
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2224 E., 2021/1521 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.02.2019 tarihli kararı ile atılı suçu işlediği sabit görülmeyen sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri gereği 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları, tekerrür ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsubuna ilişkin karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın mahkumiyeti için her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması, soruşturma aşamasında beyanı alınıp kovuşturmada dinlenmeyen ve çelişkili beyanlarda bulunan A.K.’nın beyanlarının hükme esas alınması, katılanın ve tanık R.'nin çelişkili beyanlarının hükme esas alındığı, sanığın lehine delillerin değerlendirilmediği, ayrıca sanığın adli sicilinde yer alan uyuşturucu madde kullanımına ilişkin ceza tekerrüre esas alınmasının hatalı olması iddiaları ile kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, katılanın, sanık ...’den zaman zaman uyuşturucu temin ettiği, olay tarihinde uyuşturucu almak için sanığın kaldığı ikamete gittiği, uyuşturucu aldıktan sonra uyuşturucuyu evde kullanıp evden ayrılmak istediği, ancak sanığın evden ayrılmasına müsaade etmediği, evde bulunan silahı ağzına dayayıp tehdit ettiği ve yaraladığı iddiasına ilişkindir. 2. Dosyada bulunan 06.01.2017 tarihli kolluk tutanağına göre, katılanın sanık tarafından bir evde zorla tutulduğu ihbarı üzerine sanık ve katılanın bulunduğu eve gidildiği, evde sanığın kapıyı açtığı, kimliğinin istendiği, vermeyip içeri girmek istediğinde müdahale edildiği, odada katılanın bulunduğunun görüldüğü, katılanın ağlayarak sanığın kendisini iki gündür alıkoyduğunu, odada bulunan pompalı tüfeği ağzına soktuğunu, öldürmekle tehdit ettiğini beyan ettiği, evde bir miktar satışa hazır uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde ile pompalı tüfek ve fişek ele geçirildiği anlaşılmıştır. 3. Dosyada bulunan 07.02.2017 tarihli adli rapora göre katılanın frontal sol tarafta 5x5 cm ekimoz, sağ hemitoraksta yumuşak doku travması bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirlenmiştir. 3. Katılanın 07.01.2017 tarihli kollukça alınan beyanı ile İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde alınan beyanlarında uyuşturucu almak için gittiği sanığın evinde sanığın kendisini silah zoru ile tuttuğunu, gitmesine izin vermediğini ve kendisine şiddet uyguladığını söylediği görülmüştür. 4. Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.01.2017 tarihli kararı ile sanığın temyize konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tutuklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 5. Katılan 10.01.2017 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde, ilk beyanını polis baskısı ile verdiğini, sanığın kendisini alıkoymadığını, tehdit veya darp etmediğini, yakalandıkları evin ve ele geçirilen uyuşturucu maddenin Ali isimli şahsa ait olduğunu beyan etmiştir. 6. Sanık müdafii tarafından, 07.01.2017 tarihinde katılan ile sanığın abisi arasında geçtiği söylenen konuşma kaydının bulunduğu flash belleğin mahkemeye sunulduğu, bunun bilirkişi marifeti ile yapılan dökümünün dosyada yer aldığı görülmüştür. 7. Sanık hakkında olay tarihinde evde ele geçirilen uyuşturucu madde nedeni ile ayrıca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2017 tarihli, 2017/29 Esas, 2017/213 Karar sayılı ilamı ile 12 yıl 6 ay hapis, 100,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, kararın 16.10.2019 tarihinde temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. 8. Sanığın aşamalardaki beyenlarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, yakalandıkları eve uyuşturucu almak için geldiklerini, katılanın sevgilisi olduğunu, polis geldiğinde evde tesadüfen bulunduklarını, evin ve evde yakalanan silah ve uyuşturucunun da A.N.'ye ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 9. Tanık R.U. aşamalarda, A.N.'yi tanımadığını, evi 06.12.2016 tarihinde eşyalı olarak 600,00 TL karşılığında sanığa kiraya verdiğini beyan etmiştir. 10. Tanık A.K.'nın müştekinin ilk beyanı ile kolluk tutanağındaki beyanlarını teyit eden mahiyette beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 11. Katılan tarafından sanığa yazılan mektupların sureti dosyada mevcuttur. 12. Tanık E.A., sanık ile katılanın sevgili olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. 13. Tanık A.N., sanığı tanımadığını, yakalandıkları evin kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. 14. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince gösterilen diğer tanıkların dinlendiği, delillerin toplandığı anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın atılı suçu işlediğine dair katılan ve tanık A.K.'nin soyut, tutarsız ve hayatın olağan akışına aykırı beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı; buna karşın tanık E.A.'nın anlatımları, katılanın soruşturmada alınan beyanları ve cezaevinden sanığa gönderdiği mektup içeriğinin de iddiaların aksini gösterir nitelikte olduğu anlaşılmakla sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı kanaatine varılarak beraat kararı verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın katılana karşı özgürlüğü kısıtlama eylemi gerçekleştirdiğinin sanığın arkadaşı tarafından kolluk güçlerine bildirilmesi üzerine, evde yapılan aramada katılan ve sanığın bulunduğu, sanığın evinde pompalı av tüfeği, uyuşturucu madde ele geçirildiği, 25.01.2017 tarihli adli rapora göre mağdurenin sol frontal bölgesinde ve sağ göz altında ekimoz bulunduğunun tespit edildiği, sanığın, bulundukları evin kendisine değil A. Ü. isimli kişiye ait olduğunu, mağdureyi dövmediğini, dosyaya katılan tarafından yazılan ve kendisi tarafından sunulan mektup içeriğinden yaralanmanın pazardaki trafik kazasına bağlı olduğunu savunmuş ise de; evin bizzat sanık tarafından kiralandığının tanık R. U. tarafından beyan edildiği, resmi nitelikteki olay tutanağının aksini bir delilin dosyaya sunulmamış olması sebebi ile olay tutanağı içeriğinin hükme esas alındığını, katılanın yaralanması ile ilgili olarak yazdığı mektuptaki anlatımların mektup içeriğine uygun düşmediği, bu hususun sanık ve katılanın konuşması sonucu mektuba yazıldığı hususunda vicdani kanaate varıldığı, sanığın isnat olunan suçu işlediğine kanaat getirildiği belirtilerek, beraate yönelik İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış ve sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin beraat hükmünü kaldırarak, mahkumiyet kararı veren mahkemenin kabulü karşısında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli, 2019/2224 Esas ve 2021/1521 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/4154, K. 2024/1619, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-4154-e-2024-1619-k-c6e708089089