Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/3744 E. 2024/5818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3744
- Karar No
- 2024/5818
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/391 Esas, 2020/420 Karar SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2018/391 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararı ile katılan sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, karar verilmesine yer olmadığına ve yağmaya teşebbüs suçundan gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve anılan kararın 18.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2022 tarihli ve 2022/8257 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100187 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100187 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” şeklindeki düzenlemede ceza mahkemelerinde yapılan yargılama neticesinde verilebilecek hüküm türlerinin gösterildiği, maddenin devamında ise bahse konu kararların hangi hallerde verilebileceğinin kesin bir şekilde belirtildiği, Mahkemece yargılama yapılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinde gösterilen hüküm türlerinden biri ile karar vermek zorunluluğu bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve kasten yaralama suçlarından sanıklar hakkında açılan kamu davasında iddianamenin kabulünden sonra eylemin yağma suçunu oluşturabileceği düşünülüyor ise, 5271 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan " İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir." şeklinde düzenleme uyarınca görevsizlik kararı ile dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi, verilen bu görevsizlik kararının da iddianame yerine geçeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin"Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı birinci fıkrası; "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. " şeklinde düzenlenmiştir. 2. İnceleme konusu uyuşmazlıkta, Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli kararıyla "katılan sanıkların tartışmalarının ve silahla yaralanma olayının para meselesi yüzünden çıktığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmiş olup, fakat iddianame anlatımında ise olayın meydana gelişinde bu hususa yer verilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada katılan sanık ...'ün eyleminin TCK 149/1-a, 150 maddesi uyarınca nitelikli yağma suçunun unsurunu oluşturduğu fakat iddianame anlatımında bu hususa ilişkin bir anlatım olmadığı için mahkememizce resen görevsizlik kararı verilemeyeceği" gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ancak yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hükümlerden kurulması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı bulunmuştur. 3. 5271 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası; "İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir." şeklinde düzenlenmiştir. 4. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) Ağır Ceza Mahkemesinin görevi başlıklı 12 nci maddesinde; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148) ... kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır." hükümleri yer almaktadır. 5. Bu kapsamda inceleme konusu uyuşmazlıkta, katılan sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ve görevsizlik kararının iddianame yerine geçen belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2018/391 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.