Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/3508 E. 2023/1846 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3508
- Karar No
- 2023/1846
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/209 E., 2022/431 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2008 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 39 uncu maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 16.06.2015 tarihli ve 2013/9983 Esas, 2015/7292 Karar sayılı ilamı ile "Mağdurenin aşamalardaki özde değişmeyen anlatımları, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.08.2007 ve Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Şube Müdürlüğünün 19.02.2008 tarihli raporları ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ...’ın olay tarihinden önce duygusal arkadaşlık yaptığı, mağdurenin ayrılması üzerine bu durumu kabullenmediği ve olay günü sokakta servis aracı bekleyen mağdurenin yanına gelip diğer sanık ...’nin kullandığı araca binmesini isteyen ...'ın olumsuz yanıt veren mağdureyi zorla araca bindirdikten sonra seyir halindeki araç içinde darp ... tehdit ettiği mağdureyi işyerine yakın bir yerde araçtan indirdiği ve böylelikle sanıkların eylem birliği içerisinde mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldıkları anlaşıldığından, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetleri yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli kararı ile, Mahkemenin bozma öncesinde verilen 22.03.2012 tarihli kararında direnilmesine karar verilerek sanıklar hakkında yeniden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 5. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21.03.2017 tarih, 2017/381 Esas, 2017/1457 Karar sayılı ilamı ile "Dairemizin 16.06.2015 ... ve 2013/9983 Esas, 2015/7292 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup ilk derece mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 01.12.2015 ... ve 2015/449 Esas, 2015/607 Karar sayılı direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden Reddiyle, 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. maddenin üçüncü bendine istinaden anılan direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE" karar verilmiştir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2019 tarih, 2017/14-404 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararı ile Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli direnme kararının "hükümlerden önce son sözün hazır bulunan sanıklara verilmemesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin" bozulmasına karar verilmiştir. 7. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2019 tarihli bozma kararından sonra Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.04.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 8. Söz konusu hüküm, sanıklar, sanık ... müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'nın temyiz isteği, savunma hakkının kısıtlandığına, cezalandırılması için mağdurun soyut iddiasından öte kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurun anlatımlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, olayın hiç gerçekleşmediğine, olayı gören tanık bulunmadığına, hakkında etkin pişmanlık hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, savunma haklarının kısıtlandığına, katılanın soyut iddiası dışında mahkumiyete yeterli kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ...'nun temyiz isteği, Mahkemece Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararına aykırı davranıldığına, suçu işlemediğine, mağdurun araca rızası ile bindiğine ve rızası ile indiğine, suç kastının bulunmadığına, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdurun soyut beyanları dışında delil bulunmamasına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine rağmen mahkumiyet hükmü kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ya da eksik uygulandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ... ile olay öncesine dayalı duygusal arkadaşlık ilişkisi olup olay tarihi itibariyle bu arkadaşlık ilişkisi biten mağdurun, olay günü işe gitmek üzere servis aracı beklerken sanık ... tarafından diğer sanık ... ile geldiği arabaya binmesi istendikten sonra mağdurun kabul etmemesi üzerine sanık ... tarafından zorla arabaya bindirilip arabada darp ve tehdit edildikten sonra sanık ...'nin sevk ve idaresindeki araçla mağdurun iş yeri yakınlarında araçtan indirilmesi suretiyle sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hürriyetinin kısıtlandığı iddiasına ilişkindir. 2. Mağdur hakkında olaydan hemen sonra Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 15.08.2007 tarihli doktor raporunda "Sağ göz altında ekimoz, göz üstünde ödem mevcut. Burunda ağrı ve eski kanama mevcut. Her iki kol üzerinde birden fazla sayıda ısırık izi mevcut. Sol alt kaburga ve karında palpasyonla ağrı mevcut. Boyunda ağrı hassasiyet mevcut." hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. 3. Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Şube Müdürlüğü'nün 19.02.2008 tarihli raporunda mağdurda meydana gelen yaralanmaların yaşamsal tehlike yaratmadığını ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanıklar hakkında belirlenen ... ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca bir kat artırım yapılırken hesap hatası yapılarak 4 yıl yerine 3 yıl hapis cezası bulunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Katılanın aşamalardaki özü itibariyle birbiri ile uyumlu beyanlarına, katılan tarafından anlatılan olay öyküsü ile uyumlu, Olay ve Olgular bölümünde belirtilen doktor raporlarına, sanıkların aşamalardaki mağdurun anlattığı olay öyküsü ile kısmen uyumlu tevilli ikrarlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile mağdurun olay öncesine dayalı duygusal arkadaşlık ilişkilerinin bulunduğu ancak olay tarihi itibariyle bu ilişkinin bittiği, olay günü işe gitmek üzere sabah saat 08.00 sularında servis bekleyen mağdurun yanına gelen sanık ...'ın mağdurdan, diğer sanık ...'nun şoför koltuğunda oturduğu araca binmesini istediği, mağdur kabul etmeyince zorla araca bindirdiği, sanık ...'nun sevk ve idaresindeki araç hareket ettikten sonra sanık ...'ın mağduru darp ve tehdit ettiği, bir süre sonra sanıkların mağduru iş yerine yakın bir yerde bıraktığı, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurun hürriyetini kısıtladıkları anlaşılmıştır. Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...'nın cezalandırılması için mağdurun soyut iddiasından öte kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurun anlatımlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, olayın hiç gerçekleşmediğine, olayı gören tanık bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik, sanık ... müdafiinin katılanın soyut iddiası dışında mahkumiyete yeterli kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına yönelik, sanık ...'nun ise suçu işlemediğine, mağdurun araca rızası ile bindiğine ve rızası ile indiğine, suç kastının bulunmadığına, mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdurun soyut beyanları dışında delil bulunmamasına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine rağmen mahkumiyet hükmü kurulduğuna yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. 2. Mağdur, sanık ... tarafından zorla arabaya bindirilip hürriyeti kısıtlandıktan sonra alıkoyma eyleminin cebir unsuru içinde kalmayacak şekilde darp edildiği ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde belirtilen şahsa zarar vermeme şartı gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık ... ile sanık ... ve müdafiinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'nın, savunma hakkının kısıtlandığına yönelik, sanık ... müdafiinin, savunma haklarının kısıtlandığına yönelik, sanık ...'nun, Mahkemece Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararına aykırı davranıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ya da eksik uygulandığına yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2019/209 Esas, 2022/431 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi. ...