Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/2669 E. 2024/9315 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2669
- Karar No
- 2024/9315
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/325 E. 2022/151 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2015/39 Esas 2015/196 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ilamı ile "Hükümden sonra, dosyaya eklenmek üzere, Dicle İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 31.5.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen fezlekede, sanık hakkında aynı ... nedeniyle Dicle Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/120-18 Soruşturma-fezleke numarasıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben fezleke düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; soruşturma evrakının akıbeti araştırılarak dava açılmış olması durumunda mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından mümkünse sanık hakkında açılan davaların birleştirilmesi, aksi halde Dicle Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/120-18 Soruşturma-fezleke sayılı dosyası incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Diyarbakır 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli kararı ile dosyaları birleştirilmesine karar verilmiş ve 12.05.2022 tarihli ve 2021/325 Esas 2022/151 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği özetle eksik araştırma ile karar verildiğine sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 25.09.2014 tarihinde Lice ilçesine bağlı Duru Jandarma Karakol Komutanlığı önünde sanığın kullanmış olduğu 21...20 plakalı araçta yapılan aramada, 4140 adet kaleşnikof silahına ait 7.62x39 mm çap ve tipinde fişeğin ele geçirildiği, sanığın bu mermileri Tepe Jandarma Karakolunda Başçavuş olarak görev yapan ve olay sonrası intihar ederek vefat eden ... ...'dan alarak satımının yapılması amacıyla naklettiğine ilişkindir. IV. GEREKÇE 1-Suç tarihinden önce Dicle İlçe Jandarma Komutanlığı ve Merkez Jandarma Karakol Komutanlığında yapılan sayımda 29620 adet kaleşnikof fişeğinin kaybolduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında geçici köy korucusu olarak çalışan sanık ile Dicle İlçe Jandarma Komutanlığından Lice ilçesinde bulunan Tepe Jandarma Karakol Komutanlığına atanan dava dışı Başçavuş ... ...'ın kullandığı telefonlar ile ilgili yapılan iletişimin tespitinde sanık ile ... ...'ın irtibarlı olduğu, ...'ın 23.09.2014 tarihinde sanığa ''10 bin lira ayarlayıp yanıma gelebilirmisin'' , '' Abi çekirdek var kaşılığında ondan dedim bizim o adamdan alsan aynı gün teslim ederiz'', şeklinde 24.09.2014 tarihinde ise ''Abi yaklaşık 4500 adet ayarladım bu hafta kapamam lazım napacam'' şeklinde mesaj çektiği ve bu şekilde yakalanan mermilerin satımı için ... aracılığıyla naklinin sağlanması amacıyla ...'i görev yapmış olduğu Lice ilçesinde bulunan Tepe Karakoluna çağırdığı, yine ... ...'ın 25.09.2014 tarihinde şüpheliye ''Gelirken 2 spor çanta getir'' şeklinde mesaj attığı, sanığın 25.09.2014 tarihinde ... ...'ın görev yaptığı Tepe Karakoluna giderek mermileri teslim aldığı ve sonrasında yakalandığı olayda ; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan delillerin yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. 2-Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; a- Mahkemece 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddenin son fıkrası uyarınca infazın belirlenen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve uygulama maddesi olarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasının gösterilmesi, b-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde infazı kısıtlar biçimde hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Diyarakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 gün ve 2021/325 Esas, 2022/151 Karar kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından kazanılmış hakkın açıklandığı bölümlerin çıkartılarak yerlerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak cezanın 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi ve hükmün 6 numaralı bendinde yer alan "tahsil edileceğinin" ibaresinden sonraki kısmın çıkartılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava Dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.