Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17202 E. 2024/2932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17202
Karar No
2024/2932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/168 E., 2020/602 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; cezanın miktarı itibariyle duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2019 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 10 aylık hapis cezasının açıklamasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin itiraz etmesi üzerine, Mahkemece itirazın kabul edilerek hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. 4. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılamada15.11.2019 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci uyarınca kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, alt sınırdan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin yapılmaması gerektiğine, lehe vekalet ücreti istemine yöneliktir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılanın rızasıyla sanığın yanında bulunduğuna, bu durumun kamera kayıt görüntüleri ile sabit olduğuna, katılanın beyanlarının kötü niyet ve çelişki barındırdığına, katılanın psikolojik rahatsızlığı olup olayları uydurduğuna, ses kayıtlarında da katılanın rızasının olduğunun anlaşıldığına, tanık beyanlarının esas alınması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yöneliktir. 3. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, tüm dava dosyası kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın boşanma aşamasında olduğu katılanı zor ve tehdit kullanarak kaçırmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; Sanığın suçun nitelikli halini işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Katılan ile sanığın boşanma aşamasında olan eşler oldukları, olay günü sanığın işe giden katılanı zorla arabaya bindirdiği, ifadelerde belirtilen yerlere götürdüğü, defaten katılanı kendisini öldürmekle tehdit ettiği, katılanın polis merkezini arayarak ihbarda bulunduğu ve tanık K.O.'dan yardım istediği hususları bir arada değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. T.C. Anayasası'nın 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarih, 2020/168 E. sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/17202, K. 2024/2932, T. 01.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-17202-e-2024-2932-k-6b831ded8f67