Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16303 E. 2024/8986 K. – Çocuğa Karşı

Konu: Çocuğa Karşı Eziyet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16303
Karar No
2024/8986
Karar Tarihi
Konu
Çocuğa Karşı Eziyet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1002 E., 2019/1483 K. SUÇ : Çocuğa karşı eziyet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2018 tarihli ve 2018/1476 Esas, 2017/90192 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen çocuğa karşı eziyet; sanık ...'nun aynı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen çocuğa ve altsoya karşı eziyet suçlarından cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Antalya 24. Ceza Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli ve 2018/126 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nun 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; sanıklar ..., ... ve ...'nın ise 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.06.2019 tarihli ve 2019/1002 Esas, 2019/1483 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Antalya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü vekilinin ve sanıkların istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; Sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay; sanık ...'nun öz çocuğu olan katılan çocuğu sistematik ve sürekli şekilde yaralamak suretiyle çocuğa ve altsoya karşı eziyet suçunu; sanık ...'nun suç tarihinde resmi nikahlı eşi olan sanık ...'nın ve ...'nın oğulları olan sanıklar ... ve ...'nın bir süre aynı konutta yaşadıkları katılan çocuğu sistematik şekilde yaralamak suretiyle çocuğa karşı eziyet suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince; katılan çocuğun ve diğer katılanların iddialarıyla uyumlu doktor raporları birlikte değerlendirilerek sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince "Katılan ... ile sanıklar ..., ... ve ... arasında suç tarihi öncesine dayalı bıçakla yaralama olayı nedeniyle husumet bulunması ile sanıkların aşamalarda tutarlı olarak suçlamayı reddeden savunmalarının aksine atılı suçu işlediklerine dair somut hiçbir delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçu işledikleri sabit olmadığı" şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden; Tebliğnamede; suç tarihinin, sanıkların atılı suçu işledikleri iddia edilen tarih olan "16.12.2017 ve öncesi" olarak yazılması gerekirken sehven "01.01.2017" olarak yazıldığı tespit edilerek inceleme yapılmıştır. Sanık ... ile sanık ...'nın Tebliğname düzenlendikten sonra 17.02.2023 tarihinde boşandıkları anlaşıldığından ilamda sanık ismi "..." olarak yazılmıştır. Dairemizin 29.02.2024 tarihli ve 2021/18395 Esas, 2024/1974 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere yerleşik içtihatlara göre; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde, duruşma açılmaksızın esastan reddine ve düzeltilerek esastan reddine karar verilebileceği, sanık hakkında yerel mahkemece kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Katılanların temyiz itirazları yönünden; Oluş, tüm dosya kapsamı, sanıkların aşamalarda değişmeyen atılı suçu işlemediklerine dair savunmaları, sanıklarla katılan ... arasında yaralama, tehdit suçlarından yargılamaların bulunduğuna dair Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları ile doktor raporları birlikte değerlendirilmiştir. Bu itibarla; katılan çocuğun babası olan katılan ...'in 04.12.2017 tarihinde sanıklar hakkında şikayette bulunduğu, beyanında katılan çocuğun kendisine 30.11.2017 tarihinde teslim edildiğini beyan ettiği, katılan çocuk hakkında doktor raporunun 16.12.2017 tarihinde aldırıldığı ve yaralanmaların yaklaşık 4-5-7-8-10 günlük ekimoz niteliğinde olduğu, süre konusunda kesinlik bulunmaması ve yaralanmaların katılan çocuğun sanıkların yanında olduğu süreçte meydana gelip gelmediği konusunda tereddüt oluşması, sanıkların aşamalardaki inkara dayanan savunmaları ile taraflar arasında husumet bulunması ve "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" birlikte değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesince atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli delil bulunmayan sanıkların beraatlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.06.2019 tarihli ve 2019/1002 Esas, 2019/1483 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/16303, K. 2024/8986, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-16303-e-2024-8986-k-57cbb402eb55