Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/1231 E. 2023/1815 K. – İftira

Konu: İftira

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1231
Karar No
2023/1815
Karar Tarihi
Konu
İftira

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/309 E., 2016/796 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 ... maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı kanunun 53 ve 58 ... maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II- TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, sanığın ... hakkındaki şikayetinden soruşturma safhasında vazgeçtiğini, buna rağmen dava açıldığını, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğini ve iftira suçunun oluşmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 1. 09.10.2014 günü saat 12:20 sıralarında haber merkezinden örnek mahallesinde ....sayılı iş yeri sahibinin darp edildiğinin anons edilmesi üzerine, olay yerine giden ekip, darp olayını gerçekleştiren iki şahsın olay yerinden ayrıldıkları ve darp edilen şahsın ... isimli şahıs olduğuna dair tutanak hazırladıktan sonra, aynı ... yapılan ... tespitte, "iş yerinde, girişe göre sağ tarafta bulunan büro masası üzerindeki malzemelerinin dağınık şekilde olduğu, masa üzerinde yine dağınık şekilde küp şekerlerinin bulunduğu" belirtilmiştir. 2. ... ifadesinde, ...'ın şahsın para sattığını, kendisinin de ona borcunun bulunduğunu, bu borç nedeniyle büroda tartıştıklarını, ...'ın bir anda masanın üzerinden aldığı ne olduğunu bilmediği bir malzeme ile başına vurduğunu belirterek şikayetçi olmuştur. Aynı ... tanzim edilen doktor raporunda, ...'ün başının sol frontal kısmında hafif kızarıklık bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak ertesi günü kolluğa müracaat eden ..., ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmiştir. 3. ... Cumhuriyet Başavcılığı, ...'ün raporu ve suçun vasfına göre dava açılması için şikayet aranmadığını belirtilerek, sanık ... hakkında silahla kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açmıştır. Bu yargılama sırasında ifadesine başvurulan davanın mağduru ..., ... ile aralarında ticari ilişki olduğunu, borcunun vadesini uzatmak amacıyla karakola başvurarak sanığın kendisini yaraladığını söylediğini, iş yerinden çıkarken kafasını bilerek kapıya çarpması sonucu yaralandığını belirtmiştir. Mahkeme ... hakkında beraat kararı verdikten sonra, ... hakkında, iftira suçundan suç duyurusunda bulunmuştur. İnceleme konusu olay, açılan bu davaya ilişkindir. 4. Sanık mahkemedeki savunmasında, ...'ın kendisini olay günü darpettiğini ancak daha sonra barıştıklarını, şikayetini geri aldığını, atılı suçu işlemediğini belirtmiştir. IV. GEREKÇE İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat hükmü kurulması sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir. Doktor raporu, olay yeri tespit tutanağı, sanığın aşamalardaki tüm beyanları ve oluşa göre şikâyetin maddi vakıalara dayandığı, sanığın sonradan şikayetini geri almasının ...'ı suçtan kurtarmaya matuf olduğu nazara alınmadan, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalan eylem nedeniyle, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre ise; ... hakkındaki şikayetini soruşturma safhasında geri almış olan sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası (a) bendinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeler ile yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Tebliğnamedeki 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrası (a) bendinin uygulanması gerektiği fikrine yukarıda izah edilen nedenle iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/309 Esas, 2016/796 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/1231, K. 2023/1815, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-1231-e-2023-1815-k-6b340b4c14a3