Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8089 E. 2023/1693 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/8089
Karar No
2023/1693
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/432 Esas, 2016/48 Karar SUÇ :Halkın Bir Kesimini Sosyal Sınıf Din Mezhep Cinsiyet Bölge Farklılığına Dayanarak Alanen Aşağılama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2013 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararıyla sanığın beraatine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2020 tarihli tebliğnamesiyle sanık hakkında kurulan beraat hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.01.2014 tarihli sanığın sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarih, 2014/432 Esas ve 2016/48 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/8089, K. 2023/1693, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-8089-e-2023-1693-k-2ebd13b49cb9