Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19721 E. 2023/10253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/19721
- Karar No
- 2023/10253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/1076 E., 2013/963 K. SUÇ : Evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi tedbirinin uygulanmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Kütahya (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçu sabit olarak kabul edilerek; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında akıl hastası olduğu, cezai ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında güvenlik tedbiri olarak yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastı olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme üzerine karar verildiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır. IV. GEREKÇE A.Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on altı yaşını bitirmeyen çocuğun velayeti kendisine bırakılan annesi veya babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet hakkının koruma altına alınması nedeniyle, atılı suçun mağdurunun velayeti kendisine bırakılan anne veya baba olması karşısında, çocuklara yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, zorunlu vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ve müdafinin temyiz isteği yönünden; 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen kesen son işlemin sanığın ilk sorgu tarihi olan 03.04.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten, karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A.Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden; Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kütahya (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli kararırına yönelik zorunlu vekilin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ve müdafinin temyiz isteği yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.