Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/18315 E. 2023/1157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/18315
Karar No
2023/1157
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/81 E., 2016/227 K. SUÇLAR : İftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/81Esas, 2016/227 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, uygulama maddesi gösterilmeden ikinci fıkrası, 62 ve 51 ... maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, sanık ... hakkında ise aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, uygulama maddesi gösterilmeden ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği sanıkların suç kastının bulunmadığına, sanık ... hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmadığına vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'nin savcılığa verdiği dilekçe ve sanıkların savcılık beyanlarında, katılanların yanında çalışan ve ziynet eşyalarını çalan sanık ...'e katılan ...'nun zorla senet imzalatmaya çalıştığı, ölümle tehdit ettiği, diğer katılan ... ...'nun sanıkların evine hamallarla gelerek evdeki bütün eşyaları gasp ettiği, kendilerine ödeme yapmalarına rağmen senetleri teslim etmedikleri ve katılan ... ...'nun tekrar gelerek evlerinden bir kısım elektrikli eşyaları da gasp ettiğini belirterek şikayetçilere iftira ettikleri iddiasına ilişkindir. 2. Sanık ... savcılığa verdiği dilekçede olaylara iki hamalın ve komşuları ... ve ... ... ...'in şahit olduğunu belirtmiştir. 3. Tanıklar S.P, K.H, F.A beyanlarında eşyaları taşımak için ... Hanımla eve gittiklerini, kapının açık olduğunu,bir tartışma ortamını duymama gibi bir durumlarının olamayacağını eve herhangi bir şekilde zorla girilme şeklinde bir durum olmadığını, öyle bir durum olsaydı yetkili kolluk birimlerini haberdar edeceklerini belirtmişler, tanık İ.M.T ...'ın alt katında oturduğunu, olay günü evde olmadığını, işte olduğunu, olayı görmediğini, tanık O.T kendisinin ...'ın üst katında oturduğunu, o esnada kapının önünde ... hanımı gördüğünü, ... hanımın yüksek sesle "ben burada sizi yaşatmam" dediğini, kendisinin bunları duyduğunu, ondan sonra eşyaların alınıp götürüldüğünü, olay esnasında iki adet hamal olduğunu, başka da kimseyi görmediğini, ayrıca ... ... yanında sigortacı olarak bildiği ... ... ile birlikte yine geldiklerini ve ... ... "söz konusu eşyaları istiyorum" deyince ...'in söz konusu eşyaları kutulara koyup ... ...'a verdiğini, ... ...'ın eve kesinlikle zorla girmediğini, ... ...'in müsaadesi ile eve girip rızası dahilinde eşyaları verdiğini belirtmiş, tanık M.E.Ö ...'nun kendisini aradığını, hırsızlık yapan şahsın zararını karşılaması için evinde bulunan eşyaları kendisine verdiğini, bundan dolayı boş bir yerinin olup olmadığını sorduğunu, kendisinin boş bir dükkanının olduğunu söylediğini, daha sonra tekrar arayıp eşya sahiplerinin bir kısım parayı ödediklerini, eşyaları almaya geleceklerini, müsade ettiğini, ardından ... olarak bildiği kişinin malzemeleri alıp götürdüğünü, tanık P.G beyanında iddia edildiği gibi ... ...'ın evine ... ...'ın zorla hamalları ve nakliyeciyi sokmasının mümkün olamayacağını,ikinci hırsızlık olayından sonra ...'nun ...'e ulaşamadığından ...'i aradığını onun da evinde elektrikli birkaç eşya olduğunu gelip almalarını bu şekilde zararlarını karşılamalarını belirttiğini, adrese gittiklerinde eşyaların kutulanmış olarak ... önüne konulduğunu,zorla almanın sözkonusu olmadığını belirtmiş, tanık İ.K.K ... ...'in bürosunda avukat olarak çalıştığını, ...'in birkaç kez büroya geldiğini,ısrarla ... ...'den evrak istediğini, ... ...'in ... ...'e "zarar karşılandığı zaman evrakları vereceğim" dediğini, ...'in de "şikayetinizi geri alın" dediğini ... ...'in de zararının tamamı ile karşılanmadığını söylediğini, ... beyin bir daha gelme dediğini, ... ... tarafından ...'ye yönelik bir tehdit içerikli söz duymadığını belirtmiştir. 4. Bu beyanlar doğrultusunda katılanlar hakkında yağma ve tehdit suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, sanıklar hakkında iftira suçundan suç duyurusunda bulunulmuştur. IV. GEREKÇE 1. İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu olayda sanıkların savunmalarındaki iddialarının maddi vakıalara dayanması karşısında sanıkların iftira kastıyla hareket ettiklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli delil olmadığından eylemlerinin atılı suçu oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 2. Kabule göre de, aynı suçun birden fazla kişiye karşı ... bir fiille işlenmesi niteliğinde olduğu gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırım yapılması gerekirken sanıkların ayrı ayrı iki kez cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ayvalık 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/81 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/18315, K. 2023/1157, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-18315-e-2023-1157-k-4021486c9878