Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/1795 E. 2023/1115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1795
Karar No
2023/1115
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/323 E., 2015/383 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama, düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdure ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri uyarınca, hakaret suçundan aynı Kanun'un 125 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mağdure ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı mağdureye yönelik kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, hakaret suçundan 125 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 54 üncü maddeleri ile 58 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdure ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hakaret suçundan 125 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası, mağdure ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5.600,00 TL adli para cezası, hakaret suçundan 125 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; 1. Somut delil bulunmaksızın, mağdur beyanları esas alınarak karar verildiğine, 2. Savunma hakkının kısıtlandığına, 3. Şüpheden sanığın yararlanacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Haksız tahrik hükümleri uyarınca yapılan indirim oranının daha yüksek belirlenmesi gerektiğine, 6. Tayin olunan cezaların ertelenmediğine, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın intikalden iki ... önce eşi olan mağdure ...'yı yaşanan ailevi sorunlar nedeniyle darp etmesi; olay akşamı ise kızı olan mağdure ... ile yaşadığı tartışmanın büyümesi üzerine, eşi ...'ya yönelik darp ve hakaret eylemlerinde bulunması, olay yerine çağrılan polislere engel olmak için mağdure ...'i eline geçirdiği bıçakla rehin alarak alıkoyması, mağdurenin yüzüne tükürmek suretiyle hakaret etmesine ilişkindir. 2. ... Devlet Hastanesinin 22.05.2015 tarihli raporunda, eylem neticesinde mağdure ...'nın vücudunda meydana gelen lezyonların basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu belirtilmiştir. 3. Aile içi kavga ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk tarafından yapılan ikna çalışmaları neticesinde mağdure ...'in kurtarıldığı, sanığın yakalanıp, olay sırasında kullandığı bıçağın muhafaza altına alındığı 21.05.2015 tarihli olay tutanağından anlaşılmıştır. 4. Sanık savunmasında, eşi mağdure ... ile yaşadığı tartışma üzerine, mağdure ...'i elinde bulunan bıçakla odaya götürdüğünü, bir müddet rehin aldığını, sonrasında polise kapıyı açtığını ikrar etmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın, intikalden iki ... önce, mağdure ...'ya yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama eylemini 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f.4) bendi uyarınca fiilen saldırıda kullanmaya elverişli olması nedeniyle silahtan sayılan temizlik sopasıyla gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 ... maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, sanık müdafiinin hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden 1. Sanık tarafından rehin alınmak suretiyle alıkonulan mağdure ...'in, polise yapılan ihbar sonrasında, kolluk kuvvetlerince yapılan ikna çalışmaları neticesinde kurtarıldığı, etkin pişmanlık şartlarının olay bakımından gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten adli para cezasına hükmolunması karşısında, kurulan hükmün niteliği gereği ertelenemeyeceği anlaşılmakla, bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır . C. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığın mağdure ...'ya yönelik kasten yaralama eylemini farklı zamanlarda iki kez gerçekleştirdiği kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu ve 62 nci maddelerinin iki kez uygulanmasına karar verilmesine rağmen, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sonuç adli para cezasının belirlendiği sırada neticeten ... bir adli para cezasına hükmolunmuş ise de; Mahkemece yapılan bu maddi hatanın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş ve bunun dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanığın somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde Mağdurelerin aşamalardaki ifadeleri, sanığın ikrarı, adli muayene raporu, olay tutanağı ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden Sanık hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bölümünün altıncı paragrafında yer ... ''...sanığın neticeten...'' ibarelerinden sonra gelmek üzere; “İKİ KEZ...” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/1795, K. 2023/1115, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-1795-e-2023-1115-k-26a518021d4d